Dünya için Hadis

Tüm hadisler

Kartların tamamı

655 hadis

Abdullah b. Amr -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Akrabasının yaptığı iyiliğe aynıyla karşılık veren, onları koruyup gözetmiş sayılmaz. Akrabayı koruyup gözeten adam, kendisiyle ilgiyi kestikleri zaman bile onlara iyilik etmeye devam edendir.»Buhârî rivayet etmiştir
Câbir -radıyallahu anh-’dan rivayet olunduğuna göre Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Bir müslüman, bir ağaç dikerse, o ağaçtan yenilen (ürün), onun için bir sadaka olur. O ağaçtan çalınan meyve onun için bir sadaka olur. Kim ondan yiyip eksiltirse, onun için bir sadaka olur.» Diğer bir rivayette şöyle buyurmuştur: «Bir müslüman, bir ağaç dikerse, o ağaçtan bir insan, vahşi hayvan ve kuş ondan yerse bu, onun için kıyamete kadar bir sadaka olur.» Bir rivayette ise şöyle buyurmuştur: «Bir müslüman, bir ağaç diker yahut bir şey ekerse ve ondan insan, hayvan ve bir şey yerse bu onun için sadaka olur.» Bu iki rivayet, Enes -radıyallahu anh-’ın rivayetindendir.Müslim rivayet etmiştir - Muttefekun Aleyh
Ebu Hureyre -radıyallahu anh-'den rivayet olunan bir hadiste Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Şehit, ölüm anında sizlerden birinizin ısırıldığında hissettiği kadar acı hisseder.»İbn Mâce rivayet etmiştir - Tirmizî rivayet etmiştir - Nesâî rivayet etmiştir - Ahmed rivayet etmiştir - Dârimî rivayet etmiştir
Ebu Hureyre -radıyallahu anh- anlatıyor. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e soruldu: "Hangi amel Allah yolunda cihad etmeye denktir?" O da: «Siz, buna güç yetiremezsiniz" dedi. İki ya da üç defa aynı soruyu sordular. Her defasında, «Siz, buna güç yetiremezsiniz.» karşılığını verdi. Ardından şöyle buyurdu: «Allah yolunda cihad edenin misali, Allah yolunda cihad eden evine dönünceye kadar gündüzleri oruçla, geceleri de ibadet ve kıyamla geçiren adamın misali gibidir.» İmam Buharî'nin rivayetinde ise, "Bir adam gelerek Ey Allah’ın Rasûlü! Cihada denk gelebilecek bir ameli bana göster." dedi. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Bulamıyorum.» diye cevap verdi. Sonra da şöyle devam etti: «Mücahit sefere çıktığı zaman sen mescide girip de (o geriye dönünceye kadar) hiç gevşemeden devamlı namaz kılmaya, hiç iftar etmeden devamlı oruç tutmaya güç yetirebilir misin?» buyurdu.Adam da: "Buna kimin gücü yeter ki?" dedi.Buhârî rivayet etmiştir - Muttefekun Aleyh
Ebû Mûsâ -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, o şöyle demiştir: Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Rabbini zikreden ile Rabbini zikretmeyen kimsenin misali, diri ile ölünün misali gibidir.» Müslim'de geçen lafızda ise şöyledir: «İçinde Allah'ın anıldığı ev ile içinde Allah'ın anılmadığı evin misali, diri ile ölünün misali gibidir.»Muttefekun aleyh
Ebu Hureyre -radıyallahu anh- şöyle dedi: Bir adam Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’e gelerek: Kendisine en iyi davranmam gereken kimdir? diye sordu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Annen!» buyurdu. Adam: Ondan sonra kimdir? diye sordu. «Annen!» buyurdu. Adam tekrar sordu: Ondan sonra kim gelir? diye sordu. «Annen!» buyurdu. Adam tekrar: Sonra kim gelir? diye sordu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Baban!» cevabını verdi. Muttefakun aleyhtir. Bir rivayete göre o adam: "Ey Allah’ın Rasûlü! Kendisine en iyi davranılması gereken kimdir? diye sordu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Annen, sonra annen, daha sonra yine annen, sonra baban, sonra da sana en yakın olan akraban.» buyurdu. Es-Sahabenin manası: Arkadaşlık ‘’Sonra baban’’ sözü hazfedilmiş bir fiil ile mansuptur. Yani sonra babana iyilik yapmandır. Başka bir rivayette: ‘’Sonra baban’’ bu açık bir ifadedir.Müslim rivayet etmiştir - Muttefekun Aleyh
İbn Mesud -radıyallahu anh-'den merfu olarak rivayet olunan bir hadiste Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Kendisine bir fakirlik dokunup bunu insanlara arz ederse, o kimsenin fakirliği ortadan kalkmaz. Kim de ihtiyacını Allah'a arz ederse de Allah'ın ona hemen veya bir müddet sonra bir rızık göndermesi yakındır.»Tirmizî rivayet etmiştir - Ebû Dâvûd rivayet etmiştir - Ahmed rivayet etmiştir
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Bir kimse darda bulunan borçluya mühlet verir veya borcunun bir kısmını ya da tamamını bağışlarsa; Allah o kişiyi, arşının gölgesinden başka gölge bulunmayan kıyamet gününde gölgelendirir.»Tirmizî ve Ahmed rivayet etmiştir
Enes –radıyallahu anh-’dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «İlim tahsil etmek için (evinden) çıkan kimse, dönünceye kadar Allah yolundadır.»Tirmizî rivayet etmiştir
Ebu Hureyre –radıyallahu anh-’tan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Beni rüyada gören kimse, uyanıkken de öylece görecektir. –veya sanki beni uyanıkken görmüş gibidir- Çünkü şeytan bana benzeyen bir şekle giremez.»Müslim rivayet etmiştir - Muttefekun Aleyh
Ebû Saîd el-Hudrî -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Ey Ebû Saîd! Rab olarak Allah'a, din olarak İslâm'a, rasûl olarak Muhammed'e (iman edip) razı olan kimse Cennet'i hak eder.» Bu söz Ebû Saîd'in çok hoşuna gitti ve Yâ Rasûlallah! Bu sözü bana tekrarlasanız, dedi. Peygamber Efendimiz sözünü tekrarladı; sonra da şöyle buyurdu: «Bir başka haslet daha vardır ki, onun sayesinde Allah kulunu Cennet'te yüz derece yükseltir. Her bir derecenin arası da yerle gök arası kadardır.» Ebû Saîd: O haslet nedir, Yâ Rasûlallah? diye sordu. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Allah yolunda cihat, Allah yolunda cihattır.» buyurdu.Müslim rivayet etmiştir
Ebû Katâde -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, kendisine borcu olan bir adamı arıyordu, fakat adam ondan saklanıyordu. Sonra onu bulunca adam: “Ben dardayım (ödeyemiyorum)” deyince, Ebû Katâde: "Allah adına yemin eder misin?" dedi. Adam, "Allah adına yemin ederim" dedi. Bunun üzerine Ebû Katâde şöyle dedi: Ben, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i şöyle derken işittim: «Kim, kıyamet gününün sıkıntılarından Allah’ın kendisini kurtarmasını isterse, darda kalmış borçluya mühlet versin veya borcunu bağışlasın.»Müslim rivayet etmiştir
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Kim iman ederek ve mükâfatını da (Allah’tan) bekleyerek Ramazan ayında oruç tutarsa, o kimsenin geçmiş günahları bağışlanır.»Muttefekun aleyh
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Kim iman ederek ve mükâfatını da (Allah’tan) bekleyerek Kadir Gecesi namaz kılarsa, o kimsenin geçmiş günahları bağışlanır.»Muttefekun aleyh
Vahşî b. Harb -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre: Sahâbîler: "Ey Allah'ın Rasûlü! Biz yemek yiyoruz ama doymuyoruz." dediler. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-"Herhâlde yemeği ayrı ayrı yiyorsunuz?" diye buyurdu. Onlar: "Evet." dediler. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: "Yemeğinizi birlikte yiyin ve üzerine Allah'ın adını (besmeleyi) anın. Böyle yaparsanız yemeğinize bereket verilir."Ebû Dâvûd, İbn Mâce ve Ahmed rivayet etmiştir
İbn Abbâs -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Şüphesiz Allah, ümmetim hakkında hatalarını, unutmalarını ve zorla yapmaya mecbur kaldıklarını bağışlamıştır.»Hadisi İbn Mâce, Beyhakî ve diğerleri rivayet etmiştir
Sâlim b. Abdillah b. Ömer b. el-Hattâb -radıyallahu anhum'un- babasından rivayet ettiğine göre Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «O (yani Abdullah) ne güzel bir adamdır. Keşke gece kalkıp da namaz kıl (mayı adet edin)seydi.» Salim dedi ki: «Bunun üzerine (babam) Abdullah, gecenin az bir kısmından başka uyumazdı. (geceyi ibadetle geçirirdi).»Muttefekun Aleyh
Enes -radıyallahu anh-'den rivayet olunan bir hadiste Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdular ki: "Ölüyü, (mezara kadar) üç şey takip eder: Ailesi, malı ve ameli. Bunlardan ikisi geri döner, biri (onunla) kalır; ailesi ve malı geri döner, ameli kendisiyle kalır."Ölüyü, (mezara kadar) üç şey takip eder: Ailesi, malı ve ameli. Bunlardan ikisi geri döner, biri (onunla) kalır; ailesi ve malı geri döner, ameli kendisiyle kalır."Muttefekun Aleyh
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Bineğe binen yürüyene, yürüyen oturana, az çoğa selam verir.» Buhârî'deki rivayette ise: «Küçük olan büyüğe, yürüyen oturana, az çoğa selam verir.» diye geçmektedir.Muttefekun aleyh
Enes b. Mâlik -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivâyet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Cehennemliklerden olup, dünyada pek müreffeh hayat yaşayan bir kişi kıyamet gününde getirilip cehenneme bir kere daldırılır. Sonra: Ey âdemoğlu! Sen hayırlı bir gün gördün mü? Herhangi bir nimete nail oldun mu? denilir. O kişi: Hayır, vallahi Rabbim! Öyle bir şey görmedim, der. Cennetliklerden olup, dünyada insanların en yoksul olanı getirilir, cennete bir kere daldırılır. Ona da: Ey âdemoğlu! Sen herhangi bir yoksulluk ve sıkıntı gördün mü? Hiç zorluk ve darlık çektin mi? denilir. O kişi de: Hayır, vallahi Rabbim! Hiçbir yoksulluk ve sıkıntı görmedim, zorluk ve darlık çekmedim, der.»Müslim rivayet etmiştir
Aişe -radıyallahu anha- merfû olarak rivayet ederek dedi ki:- Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e, bedevi Araplar'dan birtakım insanlar gelip: Siz çocuklarınızı öpüyor musunuz? diye sordular. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- de: «Evet!» diye buyurdu. Onlar ise: Allah'a yemin ederiz ki, biz çocuklarımızı öpmeyiz. dediler. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Eğer Allah sizin kalbinizden rahmetini çekip almışsa ben ne yapabilirim ki?» karşılığını verdi.Muttefekun Aleyh
Ebu Hureyre -radıyallahu anh-’den rivayet edildiğine göre, “Ben Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’i şöyle buyururken dinledim.” demiştir: «Allah, rahmetini yüz parçaya ayırmıştır. Doksan dokuz parçasını kendi katında alıkoymuş, birini yeryüzüne indirmiştir. İşte varlıklar bu bir parça rahmet sebebiyle birbirlerine acırlar. Hatta hayvanlar, yavrusunun üzerine basacağı endişesiyle ayağını çekip kaldırır.» Bir başka rivayette şöyle buyurulmuştur: «Allah Teâlâ’nın yüz rahmeti vardır. Bunlardan birini insanlar, cinler, hayvanlar ve böcekler arasına indirmiştir. Onlar bu sebeple birbirlerini sever ve birbirlerine acırlar. Yabani hayvan yavrusuna bu sebeple şefkat gösterir. Allah, o doksan dokuz rahmeti kıyamet günü içindir.» Müslim’in Selmân–ı Fârisî’den naklettiği bir başka hadiste, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Hiç şüphesiz Allah Teâlâ’nın yüz rahmeti vardır. Bu rahmetten bir tanesi sebebiyle varlıklar birbirlerine merhamet ederler. Doksan dokuz (rahmet) ise Kıyamet günü içindir buyurdu.» Başka rivâyette Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: «Allah, gökleri ve yeri yarattığı gün, yüz rahmet yaratmıştır. Her bir rahmet göklerle yer arasını dolduracak enginliğe sahiptir. Bunlardan sadece bir rahmeti yeryüzüne indirmiştir. İşte anne yavrusuna bu sayede şefkat gösterir. Yabani hayvanlar ve kuşlar bunun sonucu olarak birbirlerine merhamet ederler. Allah Teâlâ kıyamette, bu biri doksan dokuza katarak rahmetini yüze tamamlayacaktır.»Müslim rivayet etmiştir - Muttefekun Aleyh
Ebû Zer, Cündüp b. Cünâde ve Ebû Abdurrahman, Muâz b. Cebel -radıyallahu anhuma-’nın Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'den rivayet ettikleri hadiste o, şöyle buyurmuştur: «Nerede olursan ol, Allah’a karşı gelmekten sakın! Yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki, bu onu yok etsin. İnsanlara karşı güzel ahlakın gereğine göre davran.»Tirmizî rivayet etmiştir
Nevvâs b. Sem'ân el-Ensârî -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e iyilik ve kötülük hakkında sordum ve o şöyle dedi: «İyilik, güzel ahlaktır. Kötülük ise vicdanını rahatsız eden ve insanların bilmesini istemediğin şeydir.»Müslim rivayet etmiştir