TR
İbadet Fıkhı
Taharet
18 hadis
Hacet Giderme Adabı
1
Fıtrî Gereksinimler
3
Abdest
8
Gusül
2
Teyemmüm
1
Hayız, Nifas ve İstihaze
1
Mesh ve benzeri şeylerin üzerine mesh
2
18 hadis
Mugîre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte bir yolculukta iken onun mestlerini çıkarmak için eğildiğimde şöyle dedi:«Onları bırak ben onları taharet üzerine giydim.» Sonra onların üzerine mesh etti.
Muttefekun aleyh
Huzeyfe -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- geceleyin uykudan kalktığında ağzını misvaklardı.
Muttefekun aleyh
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in şöyle söylediğini işittim: «Beş şey fıtrattandır: Sünnet olmak, etek tıraşı olmak, bıyıkları kısaltmak, tırnakları kesmek, koltuk altındaki kılları yolmak.»
Muttefekun aleyh
Enes -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- tuvalete girerken şöyle derdi: «Allah’ım! Erkek ve dişi şeytanlardan sana sığınırım.»
Muttefekun aleyh
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Müslüman bir kul ya da -Mümin- bir kul abdest aldığında yüzünü yıkarsa, gözleri ile bakarak işlediği her günah abdest suyu -veya suyun son damlası ile- yüzünden akar gider. İki elini yıkadığında, elleriyle tutarak işlediği her günah abdest suyu -veya suyun son damlası ile- ellerinden akar gider. Ayaklarını yıkadığı zaman, ayaklarıyla yürüyerek işlediği her günah abdest suyu -veya suyun son damlası ile- ayaklarından akar gider. Neticede o Mümin kul günahlardan temizlenmiş olur.»
Müslim rivayet etmiştir
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-’dan merfû olarak rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Elbise giydiğiniz ve abdest aldığınız zaman sağ tarafınız ile başlayınız.»
İbn Mâce rivayet etmiştir - Tirmizî rivayet etmiştir - Ebû Dâvûd rivayet etmiştir - Ahmed rivayet etmiştir
Ebû Hüreyre -radıyallahu anh- şöyle dedi:Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’i ''Şüphesiz ki benim ümmetim, kıyamet gününde, abdest izlerinden dolayı yüzleri nurlu, elleri ve ayakları parlak olarak çağırılacaktır. Yüzünün nûrunu artırmaya gücü yeten kimse bunu yapsın” buyururken işittim.Müslim'deki bir başka lafızda:''Ebû Hureyre'yi abdest alırken neredeyse yüzünü ve ellerini omuzlarına kadar yıkadığını gördüm.Sonra iki ayağını bacaklarına kadar yıkadı.Sonra da şöyle dedi:Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i şöyle buyururken işittim:''Şüphesiz ki benim ümmetim, kıyamet gününde, abdest izlerinden dolayı yüzleri nurlu, elleri ve ayakları parlak olarak çağırılacaktır.Yüzünün nûrunu artırmaya gücü yeten kimse bunu yapsın” buyururken işittim.Müslimde bir diğer lafızda:Halilim olan Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i şöyle buyururken işittim:''Müminin süsü abdestinin ulaştığı yere kadar ulaşır.''
Her iki rivayeti de Müslim rivayet etmiştir - Muttefekun Aleyh
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Birinizin abdesti bozulunca, abdest almadıkça, Allah onun namazını kabul etmez.»
Muttefekun aleyh
Şureyh b. Hânî'den rivayet edilen bir hadiste şöyle demiştir: Aişe -radıyallahu anha-'ya Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- evine girdiği zaman ilk olarak ne yapmaya başlardı? diye sordum. O da: Misvak kullanırdı dedi.
Müslim rivayet etmiştir
Osman b. Affân -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Kim abdest alır ve bunu güzelce yaparsa, günahları bedeninden tırnak diplerine varıncaya kadar akıp çıkar.»
Müslim rivayet etmiştir
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Biriniz uykudan uyandığı zaman abdest alsın ve üç kere sümkürsün. Zira Şeytan, onun burnunun içinde geceler.»
Muttefekun aleyh
Lakît b. Sabire -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: “Ben, Benî Müntefik heyetinin içinde -yahut Benî Müntefik’in elçisi olarak- Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yanına gelmiştim. Yanına vardığımızda onu evinde bulamadık. Müminlerin annesi Âişe -radıyallahu anha-'yı bulduk. Bize hazîre (denilen bir yemek) yapılmasını emretti ve bizim için hazîre yapıldı. Sonra bize içinde hurma bulunan bir tabak getirildi. Kınâ‘, içinde hurma bulunan tabak demektir. Derken Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- geldi ve: ‘Size bir şey ikram edildi mi veya sizin için bir şey hazırlanması emredildi mi?’ diye sordu. ‘Evet, ey Allah’ın Rasûlü’ dedik. Biz Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile otururken çoban koyunlarını ağıla getirdi. Yanında da meleyen küçük bir kuzu vardı. Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: ‘Ey falan! Bu hayvan ne doğurdu?’ diye sordu. Çoban: ‘Bir kuzu doğurdu’ dedi. Bunun üzerine Rasûlullah -sallahu aleyhi ve sellem-: ‘Onun yerine bizim için bir koyun kes’ diye buyurdu. Sonra şöyle buyurdu: ‘Sakın, onu senin için kestiğimizi sanma. Bizim yüz koyunumuz var ve onların sayısının artmasını istemiyoruz. Çoban her koyun doğurduğunda onun yerine bir koyun kesiyoruz.’ Ben: ‘Ey Allah’ın Rasûlü! Benim bir eşim var; fakat dilinde bir şey var’ -yani kötü ve çirkin sözler söyleme huyu var- dedim. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem: ‘Öyleyse onu boşa’ diye buyurdu. Ben: ‘Ey Allah’ın Rasûlü! Onunla uzun süre beraberliğimiz oldu ve ondan bir çocuğum da var’ dedim. Bunun üzerine: ‘O hâlde ona nasihat et ve öğüt ver. Eğer onda hayır varsa bunu kabul edip uygulayacaktır. Sakın hanımına, hizmetçini dövdüğün gibi vurma’ buyurdu. Ben: ‘Ey Allah’ın Rasûlü! Bana abdest hakkında bilgi ver’ dedim. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: ‘Abdesti güzel ve eksiksiz al, parmaklarının arasını hilalle ve oruçlu değilken istişâkta burnuna suyu çokça çek.
Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî, İbn Mâce rivayet etmiştir
Ummu Atiyye -radıyallahu anha-'dan rivayet edildiğine göre, o Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e biat etti ve şöyle dedi: "Biz (hayızdan) temizlendikten sonra gördüğümüz bulanıklığı ve sarı akıntıyı önemli bir şey saymazdık."
Ebû Dâvûd bu ifadeyle rivayet etmiş, Buhârî de bunu (temizledikten sonra) lafzı olmadan rivayet etmiştir
Huzeyfe -radıyallahu anh-'dan merfu olarak rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-şöyle buyurmuştur: «İnsanlara karşı üç şeyle faziletli (üstün) kılındık: Saflarımız meleklerin safları düzeninde kılındı. Arzın tamamı bize mescid kılındı. Toprak bize, su bulamadığımız zaman, tahûr (temiz ve temizleyici) kılındı. Başka bir özellikte zikretti.»
Müslim rivayet etmiştir
Semura -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivâyet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Kim cuma günü abdest alırsa; ne güzel yapmıştır. Kim de guslederse, şüphesiz ki gusül efdaldır.»
İbn Mâce rivayet etmiştir - Tirmizî rivayet etmiştir - Nesâî rivayet etmiştir - Ebû Dâvûd rivayet etmiştir - Ahmed rivayet etmiştir - Dârimî rivayet etmiştir
Şureyh b. Hâni dedi ki: Aişe –radıyallahu anha-’ya mestler üzerine mesh etmeyi sormaya geldim. Dedi ki: İbn Ebî Talib’e git, çünkü o Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- ile beraber yolculuk yapardı. Ona sorduk oda buyurdu ki: "Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- yolcuya üç gün ve üç gece yolcu olmayana da bir gün ve bir gece mestlerin üzerine meshetme süresi verdi."
Müslim rivayet etmiştir
Ebu Malik el-Eş'ari -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Temizlik imanın yarısıdır. "Elhamdülillah" mizanı doldurur, “Subhânallâhi velhamdulillâh" sözleri ise yer ile gökler arasını doldurur. Namaz nurdur, sadaka burhandır, sabır ışıktır. Kur’an senin ya lehinde ya da aleyhinde hüccettir. Herkes sabahtan (pazara çıkar) nefsini satar; kimi onu azat kimi de helak eder.»
Müslim rivayet etmiştir
Selmân-ı Fârisî (Radiyallahu Anh) Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Cum'a günü boy abdesti alıp mümkün olduğu kadar vücudunu iyice temizlemeye çalışan, ardından saçlarını yağlayan veya evinde bulunan güzel kokudan vücuduna süren ve daha sonra evinden çıkıp mescid'e gelerek safları yarmadan kendisine takdir edilen namazı kılan ve imam'ın okuduğu hutbeyi hiç sesini çıkarmadan kimseyle konuşmadan can kulağı ile dinleyen herkesin bu Cum'a ile diğer Cuma arasındaki günahları bağışlanır. SAHİH-İ BUHARİ, 883