Dünya için Hadis
Faziletler ve Adaplar

Faziletler

64 hadis

64 hadis

Sehl b. Sa'd es-Sâidî -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Allah yolunda bir gün nöbet tutmak (ribat), dünya ve içindekilerin tamamından daha hayırlıdır. Sizden birinin Cennet'te kaplayacağı bir kamçı yeri kadar alan bile dünya ve içindekilerin tamamından daha hayırlıdır. Kulun Allah yolunda yaptığı bir akşam yürüyüşü veya bir sabah yürüyüşü de dünya ve içindekilerin tamamından daha hayırlıdır.»Muttefekun aleyh
Ebû Mûsâ el-Eş'arî -radıyallahu anh-’dan merfû olarak rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Saçı sakalı ağarmış müslümana ikramda (saygıda) bulunmak, aşırı gitmeyip ahkâmıyla amel etmekten kaçınmayan Kur’an hâfızına ikramda bulunmak ve âdil hükümdara ikramda bulunmak (saygı göstermek), Allah Teâlâ’ya duyulan saygı ve tazimden ileri gelir.»Ebû Dâvûd rivayet etmiştir
İmrân b. Husayn -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Haya hayırdan başka bir şey getirmez.» Başka bir rivayette: «Hayanın tamamı hayırdır.» Ya da şöyle dedi: «Haya tamamıyla hayırdır.»Müslim rivayet etmiştir - Muttefekun Aleyh
Enes b. Mâlik -radıyallahu anh-’dan rivâyet edildiğine göre, o şöyle dedi: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-, zamanında iki kardeş vardı. Bunlardan biri Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’in yanına gelir, bir şeyler öğrenmeye çalışır, diğeri de sanatkâr olup geçimlerini temin etmek için çalışırdı. Çalışan kardeş Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’e diğer kardeşini şikayet etti de, bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Belki de sen o kardeşinin sebebi ile rızıklandırılıyorsun.»Tirmizî rivayet etmiştir
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Dul ve yoksulların ihtiyacını gidermek için gayret gösterip çabalamak Allah yolunda cihat etmek ya da gece namaz kılıp gündüz oruç tutmak gibidir.»Muttefekun aleyh
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in hanımlarından hiçbirini Hatice -radıyallahu anha-’yı kıskandığım kadar kıskanmadım. Üstelik onu hiç görmedim. Fakat onu sık sık anardı. Bir koyun kesip etini parçaladığında, çoğu zaman Hatice’nin dostlarına gönderirdi. Bazan (dayanamayıp) Rasûlullah'a: Sanki dünyada Hatice’den başka kadın kalmadı! derdim. “O şöyle şöyleydi” diye özelliklerini sayar ve “Çocuklarım ondan oldu”, derdi. Bir rivayette: Bir koyun kestiğinde Haticenin dostlarına yetecek kadar dağıtırdı. Başka bir rivayette: Rasûlullah koyun kestiği zaman, “Ondan Hatice’nin arkadaşlarına da gönderin” derdi. Bir diğer rivayette ise Âişe -radıyallahu anha- şöyle dedi: Hatice’nin kızkardeşi Hâle Binti Huveylid birgün Rasûlullah’ın huzuruna girmek için izin istemişti. Rasûlullah Hatice’nin sesini hatırladı ve bundan hoşnut oldu “Allahım, bu Huveylid kızı Hâle!” dedi.Bütün rivayetleri ile Muttefekun Aleyh'dir
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-’dan merfû olarak rivâyet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-; «Allah Teâlâ şöyle buyurdu demiştir: “Dünyada sevdiği bir kimsesini (çocuğunu yahut ana babasını vb) aldığım zaman, (sabredip) ecrini Allah’tan bekleyen mü’min kulumun katımdaki karşılığı cennettir.”»Buhârî rivayet etmiştir
Ummu’d-Derdâ ve Ebu’d-Derdâ -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre, Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Bir kimsenin din kardeşine gıyabında gizli yaptığı dua kabul olunan bir duadır. Bu duayı yapanın başı ucunda bir melek onun duasına: "Âmîn! Allah Teâlâ sana kardeşin için istediğinin bir mislini versin." der.»Müslim rivayet etmiştir
Sevbân -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Bir kimsenin harcadığı paraların en değerlisi ailesinin ihtiyaçlarına harcadığı para, Allah yolunda cihat etmek için beslediği atına harcadığı para ve bir de beraberce Allah yolunda cihat ettiği arkadaşlarına sarf ettiği paradır.» Ebû Kılâbe: "Kişi harcamaya önce çocuklarla başlar, demiştir." Sonra Ebû Kılâbe: Küçük çocuklarına iffetli olmaları ya da Allah'ın kendilerine fayda sağladığı ve onları başkalarına muhtaç kılmaması için infakta bulunan kişiden daha büyük ecir sahibi kim olabilir demiştir.Müslim rivayet etmiştir
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Müslüman bir kul ya da -Mümin- bir kul abdest aldığında yüzünü yıkarsa, gözleri ile bakarak işlediği her günah abdest suyu -veya suyun son damlası ile- yüzünden akar gider. İki elini yıkadığında, elleriyle tutarak işlediği her günah abdest suyu -veya suyun son damlası ile- ellerinden akar gider. Ayaklarını yıkadığı zaman, ayaklarıyla yürüyerek işlediği her günah abdest suyu -veya suyun son damlası ile- ayaklarından akar gider. Neticede o Mümin kul günahlardan temizlenmiş olur.»Müslim rivayet etmiştir
Ebu Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Evlerinizi kabirlere çevirmeyin. Benim kabrimi de çokça ziyaret edilen bayram yerine çevirmeyin. Bana salat getirin, nerede olursanız olun bana salatlarınız ulaşır.»Ebû Dâvûd rivayet etmiştir
Enes b. Mâlik -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Her kim iki kız çocuğunu yetişkinlik çağına gelinceye kadar büyütüp bakarsa, kıyamet günü o kimseyle ben böyle (bir arada) olacağız.» dedi ve parmaklarını birleştirdi.Müslim rivayet etmiştir
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «İman etmedikçe Cennet'e giremezsiniz; birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Yaptığınız zaman birbirinizi seveceğiniz bir şeyi size haber vereyim mi? Aranızda selamı yayınız.»Müslim rivayet etmiştir
Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma-’dan rivayet edildiğine göre, Bedevilerden biri Abdullah b. Ömer’le Mekke yolunda karşılaştı. Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma-, ona selam verdi; kendi bindiği eşeğe onu bindirdi ve başındaki sarığı da ona verdi. İbni Dinâr sözüne devamla dedi ki: Biz İbn Ömer -radıyallahu anhuma-'ya: Allah iyiliğini versin, bu adam bedevilerden biri. Onlar aza kanaat ederler, deyince bize şunları söyledi: Bu zâtın babası, (babam) Ömer b. Hattâb’ın -radıyallahu anh- dostuydu. Ben Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in şöyle buyurduğunu duydum: «En makbul iyilik, baba dostunun ailesini koruyup gözetmektir.» İbni Dînâr’ın Abdullah İbn Ömer -radıyallahu anhuma-'dan bir başka rivayeti de şöyledir: Bir defasında İbn Ömer Mekke’ye gitmek üzere yola çıktı. Deveye binmekten usandığı zaman üzerinde istirahat edeceği bir merkebiyle, başına sardığı bir de sarığı vardı. Birgün İbn Ömer -radıyallahu anhuma-, eşeğin üzerinde dinlenirken bir bedeviye rastladı. Ona: Sen falan oğlu falan değil misin? diye sordu. Adam: Evet, deyince eşeği ona verdi ve; "Buna bin!" dedi. Sarığı da ona uzatarak, bunu da başına sar, dedi. Arkadaşlarından biri İbn Ömer -radıyallahu anhuma-’ya: Allah seni bağışlasın. Üzerinde dinlendiğin eşek ile başına sardığın sarığı şu bedeviye boşuna verdin, deyince İbn Ömer şunları söyledi: Ben Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’i “İyiliklerin en değerlisi, insanın babası öldükten sonra, baba dostunun ailesini kollayıp gözetmesidir” diye buyururken işittim. Bu adamın babası, (babam) Ömer -radıyallahu anh-’ın dostuydu.Müslim rivayet etmiştir
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Size, Allah’ın kendisiyle günahları yok edip, dereceleri yükselteceği hayırları haber vereyim mi?» Ashâb: Evet, Ya Rasûlallah! dediler. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem: «Meşakkatli de olsa abdesti güzelce almak, mescitlere doğru çok adım atmak, bir namazı kıldıktan sonra öteki namazı beklemek. İşte ribatınız, işte bağlanmanız gereken budur.»Müslim rivayet etmiştir
Ebû'd-Derdâ -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Size amellerinizin en hayırlısını, melikiniz olan Allah katında en değerlisini ve derecelerinizin en yüksek olanını altın ve gümüş infak etmekten daha hayırlı, düşmanla karşılaşıp sizin onların boyunlarını vurmanızdan, onların da sizin boyunlarınızı vurmasından daha hayırlı bir şeyi size haber vereyim mi?» Ashab: “Evet” dediler. Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: (Bu amel) «Allah Teâlâ’yı zikretmektir.»Tirmizî, İbn Mâce ve Ahmed rivayet etmiştir
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Büyük günahlardan kaçınıldığı sürece beş vakit namaz, iki Cuma ve iki Ramazan, aralarında işlenen günahlara kefaret olur.»Müslim rivayet etmiştir
Ebû Saîd el-Hudrî ve Ebû Hureyre -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Yorgunluk, sürekli hastalık, tasa, keder, sıkıntı ve gamdan, ayağına batan dikene varıncaya kadar Müslümanın başına gelen her şeyi Allah, onun hatalarını bağışlamaya vesile kılar.»Muttefekun aleyh
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Saçı-başı dağınık, toz toprak içinde ve kapılardan geri çevrilen nice insan var ki, Allah adına yemin etse Allah yeminini yerine getirir.»Müslim rivayet etmiştir
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur. «Burnu sürtsün, sonra burnu sürtsün, sonra burnu sürtsün.» Kimin ya Rasûlallah? diye sorulduğunda, Rasûlullah -aleyhisselâm- şöyle buyurmuştur: «İhtiyarlığı anında annesi ile babasından birine yahut her ikisine yetişip de, onlar sayesinde (onlara ihsanda bulunma ile) Cennet'e giremeyenin.»Müslim rivayet etmiştir
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Mekke yolunda ilerliyordu. Cumdân adı verilen bir dağa varınca şöyle dedi: «Yolunuza devam edin! Bu, Cumdân Dağı'dır. Müferridler (Allah'ı çokça zikredenler) yarışı kazandılar.» Bunun üzerine sahabeler: Müferridler kimlerdir, ya Rasûlallah? diye sordular. Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Allah’ı çokça zikredip, anan erkekler ve kadınlardır.»Müslim rivayet etmiştir
Ebu Hureyre -radıyallahu anh- şöyle dedi: Bir adam Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’e gelerek: Kendisine en iyi davranmam gereken kimdir? diye sordu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Annen!» buyurdu. Adam: Ondan sonra kimdir? diye sordu. «Annen!» buyurdu. Adam tekrar sordu: Ondan sonra kim gelir? diye sordu. «Annen!» buyurdu. Adam tekrar: Sonra kim gelir? diye sordu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Baban!» cevabını verdi. Muttefakun aleyhtir. Bir rivayete göre o adam: "Ey Allah’ın Rasûlü! Kendisine en iyi davranılması gereken kimdir? diye sordu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Annen, sonra annen, daha sonra yine annen, sonra baban, sonra da sana en yakın olan akraban.» buyurdu. Es-Sahabenin manası: Arkadaşlık ‘’Sonra baban’’ sözü hazfedilmiş bir fiil ile mansuptur. Yani sonra babana iyilik yapmandır. Başka bir rivayette: ‘’Sonra baban’’ bu açık bir ifadedir.Müslim rivayet etmiştir - Muttefekun Aleyh
Enes –radıyallahu anh-’dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «İlim tahsil etmek için (evinden) çıkan kimse, dönünceye kadar Allah yolundadır.»Tirmizî rivayet etmiştir
Ömer b. el-Hattâb -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'i şöyle buyururken işittim: «Eğer Allah’a hakkıyla tevekkül etseydiniz, O; sabah aç çıkıp akşam tok dönen kuşları rızıklandırdığı gibi sizi de rızıklandırırdı.»Tirmizî, İbn Mâce ve Ahmed rivayet etmiştir