Dünya için Hadis
Biyografi ve Tarih

Peygamber'in Hayatı

34 hadis

34 hadis

Âişe -radıyallahu anha-'dan rivayet edildiğine göre, o şöyle demiştir: Nebi-sallallahu aleyhi ve sellem- ayakkabısını giymeye, temizlenmeye (abdest, gusül) ve taranmaya varıncaya kadar her işe sağdan başlamayı severdi.Muttefekun aleyh
Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhumâ-'dan rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Mekke'ye Kedâ'dan, Bathâ'nın yanındaki yukarı yoldan girdi ve aşağı yoldan da çıktı."Muttefekun Aleyh
Müminlerin annesi Aişe -radıyallahu anha-'dan rivayet edildiğine göre, o şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in küçük dili görünecek şekilde kahkahayla güldüğünü hiç görmedim. O, sadece tebessüm ederdi.Muttefekun aleyh
Huzeyfe -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- geceleyin uykudan kalktığında ağzını misvaklardı.Muttefekun aleyh
Zeyneb binti Cahş -radıyallahu anhâ-'dan şöyle rivayet edilmiştir: Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- korkuyla onun yanına girdi ve şöyle buyurdu: «Allah'tan başka hak ilah yoktur. Gerçekleşmesi yaklaşan bir şerden dolayı vay Araplar'ın haline! Bugün Ye'cûc ve Me'cûc'un seddinden, şunun gibi bir delik açıldı.» deyip şehadet parmağıyla, başparmağını halka şeklinde yaptı. Zeyneb bint Cahş -radıyallahu anhâ- şöyle demiştir: Ben: Ey Allah'ın Rasûlü! Aramızda salihler varken, biz helak olur muyuz? dedim. Peygamber Efendimiz -aleyhisselâm: «Evet! Fısk, fücur ve masiyet çoğaldığı zaman!» diye buyurdu.Muttefekun aleyh
Ebû Saîd el-Hudrî -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- örtünme çağına girmiş bir genç kızdan daha utangaçtı. Hoşlanmadığı bir şey gördüğünde bunu yüzüne bakınca anlardık.Muttefekun aleyh
Âişe -radıyallahu anha-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in konuşması seçkin (açık seçik) idi. Her işiten onu anlardı."Tirmizî rivayet etmiştir - Nesâî rivayet etmiştir - Ebû Dâvûd rivayet etmiştir - Ahmed rivayet etmiştir
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur. «Eğer Müminlere –veya ümmetime– güçlük vermeyeceğini bilseydim onlara her namaz vaktinde misvak kullanmalarını emrederdim.»Muttefekun aleyh
Mahmûd b. Lebîd'den rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Sizin adınıza en çok korktuğum şey küçük şirktir.» Sahabeler: Ey Allah'ın Rasûlü küçük şirk nedir? diye sorduklarında, Rasûlullah: «O riyadır diye buyurmuştur. İnsanların yaptıklarının karşılığını alacağı kıyamet gününde Allah Teâlâ onlara: "Dünyada iken gösteriş yaptığınız kimselere gidin de onların yanında bir mükâfat bulacak mısınız bakın bakalım" diye buyuracaktır.»Ahmed rivayet etmiştir
Ebû Bekir Es-Sıddîk -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Mağarada bulunduğumuz sırada müşriklerin ayaklarına baktım; neredeyse başımızın üzerindeydiler. Bunun üzerine: 'Ey Allah'ın Rasûlü! Onlardan biri ayaklarının dibine bakacak olsa bizi hemen görür.' dedim. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Ey Ebû Bekir! Allah'ın üçüncüsü olduğu iki kişi hakkında ne düşünüyorsun?»Muttefekun aleyh
Enes b. Mâlik -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, "Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bir şey söylediğinde, o şeyi anlaşılana kadar, üç defa tekrar ederdi. Bir topluluğa gelip selam verdiğinde de (duyulana kadar) üç defa selam verirdi.”Buhârî rivayet etmiştir
Ebû Hureyre -radıyallahu anh- şöyle dedi: Bir adam alacağını istemek üzere Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e geldi ve Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e karşı ağır bir ifade kullandı. Bunun üzerine ashâb ona haddini bildirmek istediler. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Onu bırakınız. Çünkü alacaklı olanın söz söylemeye hakkı vardır.» buyurdu. Sonra da: «Onun devesiyle aynı yaşta olan bir deve veriniz.» diye emretti. Sahâbîler: Yâ Rasûlallah! Ancak onun devesinden daha iyi olan yaşlısını bulabiliyoruz, dediler. Peygamber Efendimiz: «O halde onu veriniz; şüphesiz ki sizin hayırlınız borcunu en güzel şekilde ödeyendir.» buyurdu.Muttefekun Aleyh
Aişe -radıyallahu anha- merfû olarak rivayet ederek dedi ki:- Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e, bedevi Araplar'dan birtakım insanlar gelip: Siz çocuklarınızı öpüyor musunuz? diye sordular. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- de: «Evet!» diye buyurdu. Onlar ise: Allah'a yemin ederiz ki, biz çocuklarımızı öpmeyiz. dediler. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Eğer Allah sizin kalbinizden rahmetini çekip almışsa ben ne yapabilirim ki?» karşılığını verdi.Muttefekun Aleyh
Âişe -radıyallahu anha- anlatıyor: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- hastalıktan yahut başka bir sebepten dolayı gece namazını kılamaz ise, gündüz bu namazı on iki rekat olarak kılardı.Müslim rivayet etmiştir
Enes -radıyallahu anh- anlatıyor: "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile beraber yürüyordum. Üzerinde Necran kumaşından yapılmış sert ve kalın kenarlı bir elbise vardı. Çölde yaşayan bir bedevi Arap yaklaşarak Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem-'in elbisesinin kenarından kuvvetlice çekti. O kadar ki, elbisesinin kenarı boyun bölgesinde iz bıraktı. Sonra şöyle dedi: “Ey Muhammed! Sende olan Allah (zekat) malından bana verilmesi için emret.” Bunun üzerine Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- o adama döndü, gülümsedi ve kendisine bir şeyler verilmesini emretti.”Muttefekun Aleyh
Ebu Saîd el–Hudrî -radıyallahu anh-’dan merfû olarak nakledildiğine göre, Ensar'dan bir grup, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’den bir şeyler istediler. O da verdi. Sonra yine istediler. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, elindekiler bitinceye kadar verdi. Verebileceği şeyler tükenince onlara şöyle dedi: «Yanımda bir şeyler olsaydı, onları sizden esirgemez, verirdim. Kim dilenmekten çekinir, iffetli davranırsa, Allah onun iffetini arttırır. Kim tok gözlü olmak isterse, Allah onu başkalarına muhtaç olmaktan kurtarır. Kim de sabretmeye gayret ederse, Allah ona sabır verir. Hiç bir kimseye, sabırdan daha hayırlı ve büyük bir lütufta bulunulmamıştır.»Muttefekun Aleyh
Enes -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in sahabelerinden bir grup, Peygamber Efendimiz'in eşlerine, onun gizli yaptığı nafile amellerini sordular. Sonrasında ise onlardan biri, "Ben artık kadınlarla evlenmeyeceğim" dedi. Bir diğeri de, "Ben de artık et yemeyeceğim" dedi. Bir diğeri ise "Ben de artık yatakta uyumayacağım" dedi. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Allah'a hamt ve sena ettikten sonra şöyle buyurdu: «Şöyle şöyle diyen kimselere de ne oluyor? Oysa ben namaz da kılıyorum, uyku da uyuyorum. Bazen oruç tutuyor, bazen de tutmuyorum. Kadınlarla da evleniyorum. Bu yüzden kim benim sünnetimden yüz çevirirse benden değildir.»Muttefekun aleyh
İbn Abbas -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Rasûllullah -sallallahu aleyhi ve sellem- insanların en cömerdi idi. Onun en cömert olduğu anlar da Ramazan'da Cebrâil'in, kendisi ile buluştuğu zamanlardı. Cebrâil aleyhisselâm, Ramazan'ın her gecesinde Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ile buluşur, (karşılıklı) Kur'an okurlardı. Bundan dolayı Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Cebrâil ile buluştuğunda, esmek için engel tanımayan bereketli rüzgârdan daha cömert davranırdı.Muttefekun aleyh
Enes b. Mâlik -radıyallahu anh- şöyle demiştir: "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ahlak bakımından insanların en güzeliydi."Muttefekun aleyh
El-Esved b. Yezîd'den rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: (Âişe -radıyallahu anha-’ya) "Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- evinde ne yapardı?" diye sordum. (Âişe -radıyallahu anha-) şöyle dedi: “Ailesi ile meşgul olurdu. - Yani ailesinin işleri hususunda hizmette bulunurdu- Namaz vakti geldiği zaman da namaza çıkardı.''Buhârî rivayet etmiştir
Enes -radıyallahu anh- şöyle dedi: Ben Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem-’in ellerinden daha yumuşak ne bir atlasa ne de bir ipeğe dokundum. Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem-’in kokusundan daha hoş bir koku koklamadım. Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem-’e tam on yıl hizmet ettim. Bana bir defa bile “Öf!” demedi. Yaptığım bir şeyden dolayı “Niye böyle yaptın?” demediği gibi, yapmadığım bir şey sebebiyle “Şöyle yapsan olmaz mıydı?” da demedi.Muttefekun Aleyh
Müminlerin annesi Âişe -radıyallahu anha-'dan rivayet edildiğine göre, o şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, günah olmadığı müddetçe iki seçenek arasında muhayyer bırakıldığında (serbest kılındığında) mutlaka o iki işin en kolay olanını seçerdi. Eğer o iş günah ise, insanların ondan en uzak duranı kendisi olurdu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, Allah’ın koyduğu sınırlar çiğnenmedikçe asla kendi şahsı için intikam almamıştır. Allah’ın bir haramı çiğnendiğinde ise, Allah için onun cezasını uygulardı.Muttefekun aleyh
Âişe -radıyallahu anhâ-'dan rivayet edildiğine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- Hendek savaşından döndükten sonra silahını bıraktı ve banyo yaptı.Cibrîl -aleyhisselam- geldi.''Silahını bıraktın? Dedi.Allah'a yemin olsun biz onu bırakmadık.Cibrîl onlara doğru çık ,Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- Nereye? buyurdular.O da Benî Kurayza'ya işaret ederek oraya dedi.Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- onlara doğru yola çıktı.''Muttefekun Aleyh
Enes b. Mâlik -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Kurayza oğulla­rı'na sefer ettiğinde ben Cibrîl'in -salavatullahi aleyh-'in melekler alayının Ganm oğulları sokağnıdan geçtikleri sırada yükselen tozunu bugün bile hâlâ görür gibiyim, demiştir.Buhârî rivayet etmiştir