Dünya için Hadis
Akide

Ehl-i Beyt

7 hadis

7 hadis

Yezid b. Hayyân'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Ben, Husayn b. Sebrâ ve Amr b. Müslim ile Zeyd b. Erkam -radıyallahu anh-'ın yanına gittik. Yanına oturduğumuz vakit Husayn ona : Gerçekten ey Zeyd sen çok hayırla karşılaştın. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i gördün, hadîsini dinledin, onunla beraber gaza ettin ve arkasında namaz kıldın. Gerçekten ey Zeyd, sen çok hayırla karşılaş­tın. Bize ey Zeyd! Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- 'den işittiklerini rivayet et! dedi. Zeyd : Ey kardeşim oğlu! Vallahi yaşım geçti; vaktim ilerledi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'den bellediklerimin bazısını unuttum. Binâena­leyh size ne rivayet etmişsem kabul edin, neyi rivayet etmemişsem onu bana teklif etmeyin! dedi. Sonra şunu söyledi: Bir gün Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Mekke ile Medine arasında Hum denilen bir su­yun başında aramızda hutbe okumak üzere ayağa kalktı ve Allah'a hamdu sena etti. Öğüt verdi ve hatırlatmalarda bulundu. Sonra şöyle buyurdu : «Bundan sonra, dikkat edin ey cemaat! Ben ancak bir insanım. Rabbimin rasulü gelip de ona icabet etmem yakındır. Ben size iki ağır yük bıra­kıyorum. Bunların birincisi içinde doğru yol ve nur bulunan Allah'ın kitabıdır. Ona sımsıkı sarılın!» Akabinde Allah'ın kitabına teşvik ve rağbet edilmesi için konuştu. Sonra : «Bir de ehl-i beytimi (bırakıyorum) Ehl-i beytim hakkında size Al­lah'ı hatırlatırım!. Ehl-i beytim hakkında size Allah'ı hatırlatırım!» buyurdu. Husayn ona: Onun ehl-i beyti kimlerdir yâ Zeyd? Kadınları ehl-i beytinden de­ğil midir? diye sordu. Zeyd : Kadınları ehl-i beytindendir. Lâkin onun ehl-i beyti ondan sonra sadakadan mahrum olanlardır, cevâbını verdi. Husayn : Kimdir onlar? diye sordu. Onlar Ali'nin,Akil'in, Cafer'in, Abbâs'ın soyundan gelenlerdir dedi. Husayn: Bunların hepsi sadakadan mahrum mudurlar? dedi. Zeyd: Evet! cevâbını verdi. Başka bir rivayette: Ben size iki ağır yük bıra­kıyorum: Bunların ilki Allah'ın kitabıdır ve o Allah'ın ipidir. Kim ona ittiba ederse dosdoğru yol üzere olur. Kimde onu terke ederse dalalet üzere olur.Müslim rivayet etmiştir
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in hanımlarından hiçbirini Hatice -radıyallahu anha-’yı kıskandığım kadar kıskanmadım. Üstelik onu hiç görmedim. Fakat onu sık sık anardı. Bir koyun kesip etini parçaladığında, çoğu zaman Hatice’nin dostlarına gönderirdi. Bazan (dayanamayıp) Rasûlullah'a: Sanki dünyada Hatice’den başka kadın kalmadı! derdim. “O şöyle şöyleydi” diye özelliklerini sayar ve “Çocuklarım ondan oldu”, derdi. Bir rivayette: Bir koyun kestiğinde Haticenin dostlarına yetecek kadar dağıtırdı. Başka bir rivayette: Rasûlullah koyun kestiği zaman, “Ondan Hatice’nin arkadaşlarına da gönderin” derdi. Bir diğer rivayette ise Âişe -radıyallahu anha- şöyle dedi: Hatice’nin kızkardeşi Hâle Binti Huveylid birgün Rasûlullah’ın huzuruna girmek için izin istemişti. Rasûlullah Hatice’nin sesini hatırladı ve bundan hoşnut oldu “Allahım, bu Huveylid kızı Hâle!” dedi.Bütün rivayetleri ile Muttefekun Aleyh'dir
el-Misvar b. Mahreme –radıyallahu anhumâ-’dan merfû olarak rivayet edildiğine göre; «Fatıma benden bir parçadır. Kim onu kızdırırsa beni kızdırmış olur.»Muttefekun Aleyh
Ebu Hureyre –radıyallahu anh- dedi ki: Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Kim Hasan ve Hüseyin –radıyallahu anhumâ-’yı severse beni sevmiştir. Kim de onlara buğz ederse, mutlaka bana buğz etmiştir.»İbn Mâce rivayet etmiştir - Ahmed rivayet etmiştir
Ebu Hureyre –radıyallahu anh-’dan rivayet edildiğine göre şöyle dedi: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdu ki: «Benden sonra sizin en hayırlınız benim aileme en iyi davranandır.» Abdurrahman b. Avf –radıyallahu anh- dört yüz bine bir bahçe sattı. Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem-’in hanımları arasında taksim etti.İbn Ebî Âsım rivayet etmiştir - Hâkim rivayet etmiştir
عن أبي موسى رضي الله عنه قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم : «كَمُل من الرجال كثير، ولم يَكمُل من النساء: إلا آسية امرأة فرعون، ومريم بنت عِمران، وإنَّ فضلَ عائشة على النساء كفضل الثَّرِيد على سائر الطعام».متفق عليه
Müminlerin annesi Ümmü Seleme -radıyallahu anha-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in şöyle buyurduğunu işittim: «Hangi Müslüman bir musibete uğrar da Allah'ın kendisine emrettiği gibi: {İnnâ Lillahi ve innâ ileyhi râciûn} (Şüphesiz biz Allah’a aitiz ve şüphesiz O’na döneceğiz) [Bakara Suresi: 156] Allah'ım! Musibetim sebebiyle bana ecir ver ve bana onun yerine daha hayırlısını ihsan et.' Allah mutlaka ona, kaybettiğinden daha hayırlısını lütfeder.Allah mutlaka ona, kaybettiğinden daha hayırlısını lütfeder. Ümmü Seleme -radıyallahu anh- dedi ki: "Ebû Seleme vefat ettiğinde kendi kendime, 'Müslümanlardan hangisi Ebû Seleme’den daha hayırlı olabilir ki? O, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile hicret eden ilk ev halkıydı' dedim. Sonra (yine de) bu duayı okudum. Allah da bana onun yerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi, ve sellem-'i (eş olarak) ihsan etti.Müslim rivayet etmiştir