TR
İbadet Fıkhı
Cihat
17 hadis
Cihadın Fazileti
11
Cihat Adabı
4
أحكام الهدنة والأمان
1
17 hadis
Fadâle b. Ubeyd, Selmân-ı Fârisî ve Ukbe b. Âmir el-Cuhenî -radıyallahu anhum-'dan merfû olarak rivâyet edildiğine göre: "Allah yolunda düşmana karşı nöbet tutan kimselerin dışında bütün ölülerin amel defterleri kapanır. Murabıtların ise, iyi amelleri kıyamet gününe kadar artmaya devam eder ve bu kimseler kabir fitnesinden emindirler." diye buyrulmuştur.
Tirmizî rivayet etmiştir - Ebû Dâvûd rivayet etmiştir - Ahmed rivayet etmiştir
İbni Ömer -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Allah -Azze ve Celle- Kıyamet Günü gelmiş geçmiş bütün insanları bir araya toplayacaktır. Her hain için (ihanetini teşhir eden) bir sancak dikilir ve: 'İşte bu, falan oğlu falanın ihanetidir!' denilir.»
Muttefekun aleyh
Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhumâ-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-'in gazvelerinden birinde bir kadın öldürülmüş olarak bulundu. Bunun üzerine Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- kadınlarla çocukların öldürülmesini yasakladı.
Muttefekun aleyh
Abdullah b. Ebî Evfâ -radıyallahu anh-’dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- düşmanla karşılaştığı gazalardan birinde güneş tepe noktasından batıya doğru meyledinceye kadar bekledi, sonra kalktı ve: “Ey müslümanlar! Düşmanla karşılaşmayı arzu etmeyiniz; Allah’tan âfiyet dileyiniz. Fakat düşmanla karşılaşınca da sabrediniz ve biliniz ki, cennet kılıçların gölgesi altındadır” buyurdu. Sonra Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle dua etti: “Ey kitab’ı (Kur’an’ı) indiren, bulutları gökyüzünde gezdiren ve düşman saflarını darmadağın eden Allah’ım, şu düşmanı perişan et ve bizi onlara karşı muzaffer kıl!”
Muttefekun Aleyh
Sehl b. Sa'd es-Sâidî -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Allah yolunda bir gün nöbet tutmak (ribat), dünya ve içindekilerin tamamından daha hayırlıdır. Sizden birinin Cennet'te kaplayacağı bir kamçı yeri kadar alan bile dünya ve içindekilerin tamamından daha hayırlıdır. Kulun Allah yolunda yaptığı bir akşam yürüyüşü veya bir sabah yürüyüşü de dünya ve içindekilerin tamamından daha hayırlıdır.»
Muttefekun aleyh
Ebû Mûsâ -radıyallahu anh- şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e: Bir adam cesaretini göstermek, diğeri milletini korumak, öteki kendine yiğit adam dedirtmek için savaşan kimselerden hangisi Allah yolundadır? diye soruldu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şu cevabı vermiştir: « Kim Allah'ın sözü (İslam) yücelsin diye savaşıyorsa, o Allah yolundadır.»
Muttefekun aleyh
Ebû Hureyre -radıyallahu anh- 'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Allah yolunda yaralanan bir kimse, kıyamet gününde yarasından kan akar bir halde Allah'ın huzuruna gelir.»
Muttefekun Aleyh
Abdullah b. Ebi Evfâ -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: ''Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile beraber yedi gazve yaptık, çekirge yiyorduk.''
Muttefekun Aleyh
Zeyd b. Hâlid -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Kim Allah yolunda cihada gidecek bir gaziyi teçhiz ederse; cihada gitmiş gibi sevap kazanır. Cihada giden gazinin arkada bıraktığı ailesine güzelce bakıp onların ihtiyaçlarını karşılayan kimse de cihat yapmış gibi sevap kazanır.»
Muttefekun aleyh
Abdullah İbn Amr İbn Âs -radıyallahu anhumâ-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Şehidin borcu dışındaki bütün günahlarını Allah bağışlar.» Başka bir rivayette: «Allah yolunda ölüm borcundan başka her şeye kefarettir.»
Müslim rivayet etmiştir
Ebu Hureyre'den –radıyallahu anh- rivayet edildiğine göre Rasulullah –sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle dedi: " Sağılan süt tekrar memeye girmediği gibi, Allah korkusundan ağlayan kişi Cehenneme girmez. Allah yolundaki toz ile Cehennemin dumanı da bir araya gelmez."
Tirmizî rivayet etmiştir - Nesâî rivayet etmiştir - Ahmed rivayet etmiştir
Ebu Hureyre -radıyallahu anh-'den rivayet olunan bir hadiste Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Şehit, ölüm anında sizlerden birinizin ısırıldığında hissettiği kadar acı hisseder.»
İbn Mâce rivayet etmiştir - Tirmizî rivayet etmiştir - Nesâî rivayet etmiştir - Ahmed rivayet etmiştir - Dârimî rivayet etmiştir
Ebu Hureyre -radıyallahu anh- anlatıyor. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e soruldu: "Hangi amel Allah yolunda cihad etmeye denktir?" O da: «Siz, buna güç yetiremezsiniz" dedi. İki ya da üç defa aynı soruyu sordular. Her defasında, «Siz, buna güç yetiremezsiniz.» karşılığını verdi. Ardından şöyle buyurdu: «Allah yolunda cihad edenin misali, Allah yolunda cihad eden evine dönünceye kadar gündüzleri oruçla, geceleri de ibadet ve kıyamla geçiren adamın misali gibidir.» İmam Buharî'nin rivayetinde ise, "Bir adam gelerek Ey Allah’ın Rasûlü! Cihada denk gelebilecek bir ameli bana göster." dedi. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Bulamıyorum.» diye cevap verdi. Sonra da şöyle devam etti: «Mücahit sefere çıktığı zaman sen mescide girip de (o geriye dönünceye kadar) hiç gevşemeden devamlı namaz kılmaya, hiç iftar etmeden devamlı oruç tutmaya güç yetirebilir misin?» buyurdu.Adam da: "Buna kimin gücü yeter ki?" dedi.
Buhârî rivayet etmiştir - Muttefekun Aleyh
Ebû Saîd el-Hudrî -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Ey Ebû Saîd! Rab olarak Allah'a, din olarak İslâm'a, rasûl olarak Muhammed'e (iman edip) razı olan kimse Cennet'i hak eder.» Bu söz Ebû Saîd'in çok hoşuna gitti ve Yâ Rasûlallah! Bu sözü bana tekrarlasanız, dedi. Peygamber Efendimiz sözünü tekrarladı; sonra da şöyle buyurdu: «Bir başka haslet daha vardır ki, onun sayesinde Allah kulunu Cennet'te yüz derece yükseltir. Her bir derecenin arası da yerle gök arası kadardır.» Ebû Saîd: O haslet nedir, Yâ Rasûlallah? diye sordu. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Allah yolunda cihat, Allah yolunda cihattır.» buyurdu.
Müslim rivayet etmiştir
İbn Abbâs -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Bu günlerde yapılan salih amelin Allah Teâlâ'ya daha sevimli olduğu bu on günden (Zilhicce'nin ilk on gününden) başka gün yoktur." Allah uğrunda yapılacak cihat da mı üstün değildir, Ya Rasûlallah? dediler. «(Evet) Allah yolunda yapılacak cihat da. Ancak malını ve canını tehlikeye atarak cihada çıkan, şehit olup dönmeyen kimsenin cihadı başka. (O, bundan üstündür), " buyurdu.»
Buhârî ve Ebû Dâvûd rivayet etmiştir ve hadisin lafzı Ebû Dâvûd'a aittir
Ebu Hureyre -radıyallahu anh- merfu olarak rivayet ediyor: «Cihad etmeden, içinde cihad etme arzu ve niyeti de taşımadan ölen kimse, münafıklıktan bir şube üzere ölmüş olur.»
Müslim rivayet etmiştir
عن عمرو بن شعيب، عن أبيه، عن جده قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم : «يَدُ المسلمين على مَن سِواهم، تَتَكافَأُ دِماؤهم وأموالُهم، ويُجِيرُ على المسلمين أدْناهم، ويَرُدُّ على المسلمين أَقْصَاهم».
رواه أبو داود وابن ماجه وأحمد