TR
Dinî Adaplar
Âlim ve Öğrenci Adabı
6 hadis
Âlim ve Öğrenci Adabı
6
Kur'an-ı Kerim Okuma Adabı
1
Selam Verme ve İzin İsteme Adabı
9
Konuşma ve Susma Adabı
12
Yeme ve İçme Adabı
11
Yolculuk Adabı ve Hükümleri
4
Uyku ve Uyanma Adabı
3
Rüya Adabı
2
Ziyaret ve İzin İsteme Adabı
3
Hapşırma ve Esneme Adabı
3
Hasta Ziyareti Adabı
5
Giyinme Adabı
8
6 hadis
Ebû Vâkıd Hâris b. Avf -radıyallahu anh- şöyle dedi: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- mescidde oturmuş, sahâbîler de onun etrafını almışken karşıdan üç kişi çıkageldi. İkisi Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’e doğru yöneldi, diğeri gitti. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in yanına gelenlerden biri cemaatin arasında bir boşluk görüp oraya oturdu. Öteki ise cemaatin arkasına gidip oturdu. Üçüncü adam da çekip gitti. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- sözünü bitirince (bunlar hakkında) şöyle buyurdu: «Size şu üç kişinin durumunu haber vereyim mi? Onlardan biri, Allah’a sığındı, Allah da onu barındırdı. Diğeri (insanları rahatsız etmekten) utandı, Allah da ondan haya etti. Ötekine gelince o, (bu meclisten) yüz çevirdi, Allah da ondan yüz çevirdi.»
Muttefekun Aleyh
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre; Bedevînin biri Nebi - sallallahu aleyhi ve sellem-'e geldi ve şöyle dedi : "Ey Allah'ın Rasûlü! İşlediğim takdirde Cennet'e gireceğim bir amel söyle." Rasûlullah şöyle buyurdu: «Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmaksızın kulluk edersin. Farz olan namazları kılarsın. Yine farz olan zekâtı verirsin ve ramazan orucunu tutarsın.» Bedevî dedi ki: "Nefsim elinde olan Allah'a yemin ederim ki, bu söylediklerine hiçbir şey ilave etmem." Adam dönüp gidince Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Cennetlik birini görmek kimi mutlu ediyorsa, şu kişiye bakıversin!»
Muttefekun aleyh
Abdurrahman b. Ebî Leyla dedi ki: Kâ‘b İbni Ucre -radıyallahu anh- benimle karşılaştı ve sana bir hediye vereyim mi? dedi. Bir gün Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- yanımıza gelmişti. Kendisine: "Yâ Rasûlallah! Allah sana nasıl selam vereceğimizi öğrendik, sana nasıl salavat getireceğiz? diye sorduk. O da şöyle söyleyin diye buyurdu: «Allâhümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed, kemâ salleyte alâ İbrâhîme, inneke hamîdün Mecîd. Ve bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed, kemâ bârekte alâ İbrâhîme, inneke Hamîdün Mecîd.» Allah'ım! İbrahim’e (ve ailesine) rahmet ettiğin gibi Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e ve ailesine de rahmet et. Şüphesiz sen övülmeye lâyık olan ve yüce olansın. Allah’ım! İbrahim’e (ve ailesine) hayır ve bereket lütfettiğin gibi Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e ve ailesine de hayır ve bereket ihsan et. Şüphesiz sen övülmeye layık olan ve yüce olansın.»
Muttefekun aleyh
Abdullah b. Mes'ûd -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, o şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in şöyle söylediğini işittim: «Allah, bizden bir söz işitip de başkalarına da bu sözü işittiği gibi aynen aktaran kişinin yüzünü aydınlatsın. Nitekim sözün aktarıldığı kişi, sözü işiten kişiden daha anlayışlı olabilir.»
Tirmizî, İbn Mâce ve Ahmed rivayet etmiştir
Abdullah b. Amr b. As -radıyallahu anh- Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in şöyle buyurduğunu işittim demiştir: «Şüphesiz Allah, ilmi insanlardan çekip almakla değil, alimlerin ruhlarını kabzetmek suretiyle kaldıracaktır. Nihayet hiç bir alim bırakmayınca insanlar kendilerine cahil bir takım kimseleri öncüler edinirler. Bunlara (soru) sorulur, onlar da ilimsiz fetva verirler de hem kendileri saparlar, hem halkı saptırırlar.»
Muttefekun Aleyh
عن عبد الله بن عمر أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال: «إن من الشجر شجرة لا يسقط ورقها، وهي مثل المسلم، حدثوني ما هي؟» فوقع الناس في شجر البادية، ووقع في نفسي أنها النخلة، قال عبد الله: فاستحييت، فقالوا: يا رسول الله، أخبرنا بها؟ فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم: «هي النخلة» قال عبد الله: فحدثت أبي بما وقع في نفسي، فقال: «لأن تكون قلتها أحب إلي من أن يكون لي كذا وكذا».
متفق عليه