Dünya için Hadis
Namaz

Namaz Kılma Şekli

10 hadis

10 hadis

İbn Mesûd -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bana, avucum onun avuçlarının içinde olduğu halde, Kur'an'dan sure öğretir gibi teşehhüdü öğretti: «Et-tahıyyâtü lillâhi vessalevâtu vettayyibât. Esselâmu aleyke eyyuhen-Nebiyyu ve rahmetullâhi ve berakâtuh, Esselâmu aleynâ ve alâ ibâdillâhis-sâlihîn. Eşhedu en lâ ilâhe illallâh ve eşhedu enne Muhammeden abduhu ve rasûluhu.» Buhârî ve Müslim'in başka bir lafzında: «Allah selâmın kendisidir, sizden birisi namazda oturduğu zaman şöyle söylesin: Et-tahıyyâtü lillâhi vessalevâtu vettayyibât. Esselâmu aleyke eyyuhen-Nebiyyu ve rahmetullâhi ve berakâtuh, Esselâmu aleynâ ve alâ ibâdillâhis-sâlihîn. Bunu söylediğinde gökyüzü ve yerdeki bütün salih kullara selam vermiş olursun. Eşhedu en lâ ilâhe illallâh ve eşhedu enne Muhammeden abduhu ve rasûluhu. Sonra dilediği gibi dua eder.»Muttefekun aleyh
Ebu Hureyre -radıyallahu anh-’dan merfû olarak rivayet olunduğuna göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «İmam âmîn deyince siz de âmîn deyin. Zira her kimin âmîn deyişi, meleklerin âmîn dediğine tevafuk ederse o kimsenin geçmiş günahları affolunur.»Muttefekun Aleyh
Ali b. Ebi Talib –radıyallahu anh- anlatıyor:"Allah Rasûlü –sallallahu aleyh ve sellem-namaza kalktığı zaman şu duayı yapardı:«Gökleri ve yeri yoktan var edene, hanif olarak yüzümü çevirdim ve ben müşriklerden değilim. Şüphesiz benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm âlemlerin Rabbi Allah içindir. Onun hiçbir ortağı yoktur. Ben bununla emir olundum ve ben Müslümanlardanım. Allah'ım! Sen her şeyin malikisin. Senden başka hiçbir (hak) ilah yoktur. Sen benim Rabbimsin, ben senin kulunum. Nefsime zulmettim. Günahımı itiraf ediyorum. Bütün günahlarımı bağışla, çünkü senden başka günahları bağışlayacak yoktur. Ahlakın en güzeline beni hidayet eyle. En güzel ahlaka senden başka kimse hidayet edemez. Kötü ahlakı benden uzaklaştır. Senden başka hiçbir varlık kötü ahlakı uzaklaştıramaz. Devamlı senin emrine itaat eder, devamlı senin buyruklarına uyarım. Hayrın tamamı senin ellerindedir. Şer ise sana nispet edilmez. Benim varlığım seninledir ve ben sana sığınırım. Şanın pek mübarektir ve sen pek yücesin. Senden mağfiret dilerim, sana tövbe ederim.»Rükûa vardığında da şöyle buyururdu: «Allah'ım! Senin için rükûa vardım, sana iman ettim, sana teslim oldum, kulağım, gözüm, kemik iliğim, kemiğim, sinirlerim hep sana ibadet ve itaat eder.» Rükûdan kalkınca da şöyle buyururdu: «Allah'ım! Rabbimiz, gökler ve yer dolusu kadar her ikisinin arasını dolduracak kadar ve bundan sonra dilediğin her şeyi dolduracak kadar hamd yalnız sanadır.» Secde etti mi de şöyle derdi: «Allahım! Sana secde ettim, sana iman ettim, sana teslim oldum. Yüzüm, kendisini yaratana, suret verene, onda işitilecek kulak, görecek göz açana secde etmektedir. Yaratanların/şekil verenlerin en güzeli Allah ne yücedir.» Sonra da teşehhüt ile selam vermek arasında söylediği sözler şunlar olurdu: «Allah'ım! Önceden yaptıklarımı, sonradan yapacaklarımı, gizli ve açık işlediklerimi, aşırılıklarımı ve senin benden daha iyi bildiğin hallerimi bana bağışla. Sen öne geçirensin, sen geriye bırakansın. Senden başka hiçbir ilah yoktur.»Müslim rivayet etmiştir
Hakem'den rivayet edildiğine göre; Kûfe'ye bir adam hakim olmuştu -ismini de söyledi- Zemen b. Eş'as Ebû Ubeyde b. Abdillah'ın insanlara namaz kıldırmasını emretti. Namaz kılarken başını rükûdan kaldırdığı zaman «Allahumme Rabbenâ ve leke'l-hamdu, mil'us-semâvâti ve mil'ul ardi ve mil'u mâ şi'te min şey'in ba'du. Ehle's senâi ve'l mecdi. Lâ mânia limâ a'teyte ve lâ mu'tiye limâ mena'te velâ yenfeu ze'l ceddi minke'l ceddi.» (Allah'ım! Hamd sanadır, yeryüzü ve gökyüzü dolusunca, senin istediğin şeyler kadar, sen övülmeye layıksın ve yücelik ehlisin. Verdiğine engel olacak yoktur. Engel olduğunu da verecek yoktur. Varlıklı ve servet sahibi kimsenin varlığının sana karşı bir faydası olmaz.) diyecek kadar dururdu. Hakem dedi ki: Bunu Abdurrahman b. Ebî Leylâ'ya zikrettim. Ve bana dedi ki: Berâ b. Âzib -radıyallahu anh-'ı şöyle derken dinledim: ''Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in namazı, rükûsu, başını rükûdan kaldırması, secdesi ve iki secde arasındaki oturuşu birbirine aynı gibi yakındı." Şu'be dedi ki: Bunu Amr b. Murra'ya zikrettim. Dedi ki: İbn Ebî Leylâ'yı gördüm onun namazı böyle değildi.Müslim rivayet etmiştir
İbni Abbas -radıyallahu anhuma-’dan rivayet edildiğine göre, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Ben, yedi kemik üzerine secde etmek ile; alın, burun, eller, dizler, ayakların parmak uçları ve namaz sırasında elbisemi ve saçımı toplamamakla emrolundum.»Muttefekun aleyh
İbn Abbâs -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- iki secde arasında şöyle diyordu: «Allahummağfirlî, verhamnî ve âfinî, vehdini ve'rzuknî» (Allah'ım! Bana mağfiret et, merhamet et, sağlık ver, bana hidayet ver ve beni rızıklandır.)Ebû Dâvûd, Tirmizî, İbn Mâce ve Ahmed rivayet etmiştir
Enes b. Mâlik -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bir kavim için dua ettiği ya da bir kavme beddua ettiği zaman dışında kunut yapmazdı.İbn Huzeyme rivayet etmiştir
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Hırsızlığın en kötüsü, aceleyle namazı kılıp kendi namazından çalandır. Kendisine: Kişi namazından nasıl çalar? diye sorulunca, o, rükûunu ve secdesini tam olarak yapmaz.» diye buyurmuştur.İbn Hibbân rivayet etmiştir
Ebû Evfâ -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- rukûdan belini doğrulttuğu zaman şöyle derdi: «Semi'allahu Limen Hamideh ''Allahümme Rabbena leke'l-hamd, mil'es-semavati ve mil'el-ardi ve mil'e ma şi'te min şey'in ba'du.»Müslim rivayet etmiştir
Osman b. Ebi’l-Âs -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre; Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yanına gelerek: "Ey Al­lah’ın Rasûlü‎! Şeytan benimle namazım ve kıraatim ara­sına girdi, karıştırmama sebep oldu.” dedi. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Bu Hinzib denilen Şey­tan'dır. Onu hissettiğin an ondan Allah’a sığın ve sol tarafına üç defa tükür.» Osman dedi ki: “Ben böyle yaptım; Allah da onu benden uzaklaştırdı.”Müslim rivayet etmiştir