TR
Konu
Fıkıh ve Fıkıh Usûlü
288 hadis
İbadet Fıkhı
231
Muamelat Fıkhı
17
Aile Fıkhı
24
Dinî Tıp, Tedavi ve Rukye
9
Yiyecekler ve İçecekler
5
Suçlar
1
Had Cezaları
4
Fıkıh Usûlü
4
288 hadis
Ebu Said el-Hudrî -radıyallahu anh-'ın Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'den rivayet ettiğine göre: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Vitir namazını, sabahlamadan önce (yani sabah namazının vakti girmeden önce) kılınız.»
Müslim rivayet etmiştir
Ebu Said -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Kim vitri uyuya kaldığı ya da unuttuğu için kılamadıysa hatırladığında onu kılsın.»
İbn Mâce rivayet etmiştir - Tirmizî rivayet etmiştir - Ebû Dâvûd rivayet etmiştir - Ahmed rivayet etmiştir
Câbir -radıyallahu anh-’den rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Kim, gecenin son bölümünde kalkıp namaz kılamamaktan (uykuya kalmaktan) endişe ederse, vitri (tek rekâtlı namazı) gecenin başında kılsın. Kim de gecenin son bölümünde kalkacağından emîn olursa, vitri gecenin son bölümünde kılsın. Çünkü gecenin son bölümünde kılınan namazda melekler hazır bulunurlar. Bu ise daha fazîletlidir.»
Müslim rivayet etmiştir
Âişe -radıyallahua anhâ-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Duhâ namazını dört rekat kılardı. Allah Teâla ne kadar dilerse o kadar da ziyâde ederdi.''
Müslim rivayet etmiştir
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in şöyle buyururken işittim: «Cemaatle kılınan namaz, sizden birinizin tek başına kıldığı namazdan yirmi beş kat daha faziletlidir. Gece melekleri ile gündüz melekleri sabah namazında bir araya gelirler.» Sonra Ebû Hureyre -radıyallahu anh- şöyle demiştir: “Dilerseniz şu ayeti okuyun: {Şüphesiz sabah Kur'an'ı (sabah namazı), melekler tarafından şahit olunandır.} [İsra Suresi: 78]
Muttefekun aleyh
Ebu Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir: Gözleri görmeyen bir adam, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e gelerek: Ey Allah'ın elçisi! Beni mescide götürecek kimsem yoktur. Evimde namaz kılmama izin var mı? diye sordu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- önce izin verdi. Sonra onu çağırıp: «Ezanı işitiyor musun?» diye sordu. Âma adam: "Evet" dedi. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «O halde icabet et (cemaate gel).»
Müslim rivayet etmiştir
Zeyd b. Sâbit -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- mescid içinde hasırdan bir hücre edinmişti. (Ramazânın son on gününde) birkaç gece buradan çıkıp cemaatle hem farz ve hem de terâvîh namazı kılmıştı. Sonunda cemaatin birikip çoğaldığını görünce bir gece yalnız yatsı namazını kıldırıp bu hasır odasına çekilmiş ve terâvîh namazı için çıkmamıştır. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in hücresinde sesini işitmeyince O'nu uyudu zannettiler ve uyansın da çıksın diye sahâbîlerin bazısı öksürmeye başladılar. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, bekleyen cemaate hitap edip şöyle buyurdu: «Cemaatle (terâvîh) namazı kılmak hususunda sizde gördüğüm bu yaptığınız iş ve arzu devamlıdır. Fakat böyle cemaat hâlinde bu ibadete devam ederken, teravih namazının cemaatle kılınmasının size farz kılınmasından ve farz kılındığı takdirde hepinizin bu namazı cemaatle kılmaya güç yetirememenizden korkarım. Onun için ey insanlar! Sizler bu namazı kendi evlerinizde kılınız. Çünkü farz namaz müstesna, kişinin namazının en faziletlisi kendi evinde kıldığı namazıdır.»
Muttefekun Aleyh
Ukbe b. Âmir -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: “Nikâhın en hayırlısı, kolay ve külfetsiz olanıdır”. Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem bir adama: “Seni falanca hanımla evlendireyim mi?” Adam, “Evet” dedi. Kadına, “Seni falanca erkekle evlendirmemi kabul eder misin?” diye sordu. Kadın “Evet” dedi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- onları birbiriyle evlendirdi. Adam kadınla zifafa girdi. Ama herhangi bir mehir tespit edilmemişti. Bir süre sonra adama ölüm vakti geldiğinde şöyle dedi: “Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- beni falanca kadınla evlendirdi. Ona herhangi bir mehir vermemiştim. Şimdi ona mehir olarak Hayber’deki hissemi veriyorum.” “Kadın o hisseyi aldı ve yüz bin dirheme sattı.”
Ebû Dâvûd rivayet etmiştir
Ebu Hureyre -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:''Sadakanın en hayırlısı ihtiyaç fazlası maldan verilendir. sadakadır.Veren al alan elden üstündür.Biriniz nafakası kendine ait olandan başlasın.''Hanımı ona şöyle der:Bana ver.Ümmü veledi de şöyle der:Beni kime bırakıyorsun.Köleside der ki:Beni doyur,beni çalıştır.
İbn Hibbân rivayet etmiştir - Buhârî rivayet etmiştir
عن أبي هريرة عن النبي صلى الله عليه وسلم قال: «لعن الله السارق، يسرق البَيْضَةَ فَتُقْطَعُ يده، ويسرِقُ الحَبْلَ فَتُقْطَعُ يَدُهُ».
متفق عليه
İbni Ömer -radıyallahu anhumâ-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Her sarhoşluk veren şey içkidir ve her sarhoşluk veren şey haramdır. Bir kimse içkiyi dünyada içer de ona devam ederek tövbe etmeden ölürse; ahirette onu içemez.»
Müslim bunu rivayet etmiş; Buhârî ise son cümleyi nakletmiştir
عن عمرو بن شعيب، عن أبيه، عن جده قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم : «يَدُ المسلمين على مَن سِواهم، تَتَكافَأُ دِماؤهم وأموالُهم، ويُجِيرُ على المسلمين أدْناهم، ويَرُدُّ على المسلمين أَقْصَاهم».
رواه أبو داود وابن ماجه وأحمد
عن عائشة رضي الله عنها : أنّ قومًا قالوا: يا رسول الله إنّ قومًا يأتوننا باللحم لا نَدري أَذَكروا اسمَ الله عليه أم لا، فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم : «سَمُّوا الله عليه وكُلُوه».
رواه البخاري
Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «İslam dini beş esas üzerine bina edilmiştir: Allah'tan başka hak ilah olmadığına ve Muhammed'in Allah'ın kulu ve rasûlü olduğuna şehadet etmek, namaz kılmak, zekât vermek, hacca gitmek ve Ramazan orucunu tutmak.»
Muttefekun aleyh
Ebu Malik el-Eş'ari -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Temizlik imanın yarısıdır. "Elhamdülillah" mizanı doldurur, “Subhânallâhi velhamdulillâh" sözleri ise yer ile gökler arasını doldurur. Namaz nurdur, sadaka burhandır, sabır ışıktır. Kur’an senin ya lehinde ya da aleyhinde hüccettir. Herkes sabahtan (pazara çıkar) nefsini satar; kimi onu azat kimi de helak eder.»
Müslim rivayet etmiştir
Abdullah b. Amr b. el-Âs -radıyallahu anh'-dan rivayet edildiğine göre, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'i şöyle söylerken işitmiştir: «Müezzini duyduğunuzda, sizde söylediklerini tekrar edin. Sonra da benim için salavat getirin. Kim benim için salavat getirirse, Allah da bunun karşılığında ona on defa salat eder. Sonra da Allah'tan benim için ''Vesile'yi'' dileyiniz. O, Cennet'te öyle bir makamdır ki yalnızca Allah'ın kullarından bir kuluna yaraşır. Umuyorum ki o, ben olurum. Kim benim için ''Vesile'yi'' dilerse ona şefaat edilir.»
Müslim rivayet etmiştir
Enes b. Mâlik -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in şöyle söylediğini işittim: «Kim bir namazı unutursa onu hatırladığında kılsın. Zira onun kefareti ancak budur.» {Beni anmak için namaz kıl.} [Tâ-Hâ Suresi: 14]
Muttefekun aleyh
Ebû Katâde es-Sülemî -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Sizden biriniz mescide girdiğinde, iki rekât namaz kılmadan oturmasın.»
Muttefekun aleyh
Ebû Humeyd ya da Ebû Useyd'den rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: Sizden birisi camiye girdiğinde «Allah’ım! Bana rahmet kapılarını aç! Camiden çıktığı zaman ise Allah'ım! Senin lütfundan isterim.» desin.
Müslim rivayet etmiştir
Câbir -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in şöyle buyurduğunu işittim: «Muhakkak ki, kişi ile şirk ve küfür arasında namazın terki vardır.»
Müslim rivayet etmiştir
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Hırsızlığın en kötüsü, aceleyle namazı kılıp kendi namazından çalandır. Kendisine: Kişi namazından nasıl çalar? diye sorulunca, o, rükûunu ve secdesini tam olarak yapmaz.» diye buyurmuştur.
İbn Hibbân rivayet etmiştir
Ebû Evfâ -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- rukûdan belini doğrulttuğu zaman şöyle derdi: «Semi'allahu Limen Hamideh ''Allahümme Rabbena leke'l-hamd, mil'es-semavati ve mil'el-ardi ve mil'e ma şi'te min şey'in ba'du.»
Müslim rivayet etmiştir
Osman b. Ebi’l-Âs -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre; Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yanına gelerek: "Ey Allah’ın Rasûlü! Şeytan benimle namazım ve kıraatim arasına girdi, karıştırmama sebep oldu.” dedi. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Bu Hinzib denilen Şeytan'dır. Onu hissettiğin an ondan Allah’a sığın ve sol tarafına üç defa tükür.» Osman dedi ki: “Ben böyle yaptım; Allah da onu benden uzaklaştırdı.”
Müslim rivayet etmiştir
عَن أَبي هُرَيْرَةَ، قَالَ: قَامَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فِي صَلاَةٍ وَقُمْنَا مَعَهُ، فَقَالَ أَعْرَابِيٌّ وَهُوَ فِي الصَّلاَةِ: اللَّهُمَّ ارْحَمْنِي وَمُحَمَّدًا، وَلاَ تَرْحَمْ مَعَنَا أَحَدًا. فَلَمَّا سَلَّمَ النَّبِيُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ لِلْأَعْرَابِيِّ: «لَقَدْ حَجَّرْتَ وَاسِعًا» يُرِيدُ رَحْمَةَ اللهِ.
رواه البخاري
Önceki sayfa
Sayfa 10 / 12
Sonraki sayfa