TR
Konu
Fıkıh ve Fıkıh Usûlü
288 hadis
İbadet Fıkhı
231
Muamelat Fıkhı
17
Aile Fıkhı
24
Dinî Tıp, Tedavi ve Rukye
9
Yiyecekler ve İçecekler
5
Suçlar
1
Had Cezaları
4
Fıkıh Usûlü
4
288 hadis
İbn Abbâs -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- iki secde arasında şöyle diyordu: «Allahummağfirlî, verhamnî ve âfinî, vehdini ve'rzuknî» (Allah'ım! Bana mağfiret et, merhamet et, sağlık ver, bana hidayet ver ve beni rızıklandır.)
Ebû Dâvûd, Tirmizî, İbn Mâce ve Ahmed rivayet etmiştir
Enes b. Mâlik -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bir kavim için dua ettiği ya da bir kavme beddua ettiği zaman dışında kunut yapmazdı.
İbn Huzeyme rivayet etmiştir
Sevbân -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- namazını bitirince üç defa (Estağfirullah diyerek) istiğfar eder ve şöyle derdi: «Allah'ım! Sen Selam'sın. Selamet de sendendir. Ey celâl ve ikram sahibi! Sen münezzehsin, sen yücesin.» El-Velid dedi ki: Evzâî'ye dedim ki: Nasıl istiğfar edilir? Dedi ki: Estağfirullah, Estağfirullah/Allah'tan mağfiret dilerim, Allah'tan mağfiret dilerim deriz.
Müslim rivayet etmiştir
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Kim, her namazın ardından otuz üç defa Allah’ı tesbih eder, eder, otuz üç defa Allah’a hamt eder, otuz üç defa Allah’ı tekbir ederse, bu toplamda doksan dokuz olur. Yüze tamamlamak için de, Lâ ilâhe illallahu vahdehû lâ şerîke leh, lehu’l-mulku ve lehu’l-hamdu ve huve alâ kulli şey’in kadîr. (Allah'tan başka hak ilâh yoktur. O tektir ve hiçbir ortağı yoktur. Mülk O'nundur ve hamt O'nadır. O'nun her şeye gücü yeter) derse, günahları denizlerin köpüğü kadar çok olsa bile bağışlanır.»
Müslim rivayet etmiştir
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Her kim farz namazların akabinde “Ayete’l-Kürsî”yi okursa cennete girmesine tek engel ölüm olur.»
Nesâî (Sünen-i) el-Kübrâ'da rivayet etmiştir
İmran b. Husayn -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Benim basur hastalığım vardı. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e bu konu hakkında sorduğumda şöyle buyurdu: «Namazı ayakta kıl. Ayakta kılmaya güç yetiremezsen oturarak kıl. Buna da gücün yetmezse yan tarafın üzere yatarak kıl.»
Buhârî rivayet etmiştir
عن عائشة رضي الله عنها ، قالت: «قامَ النبي صلى الله عليه وسلم بآيةٍ مِنَ القرآن ليلةً».
رواه الترمذي
Ebû Saîd el-Hudrî -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Sizden biriniz namazda şek (şüphe) eder de üç mü, yoksa dört rekât mı kıldığını bilmezse, şüpheyi atsın ve kalbinin emin olduğu şeye göre namazını bina etsin, yani tamamlasın. Sonra da henüz selam vermeden (namazın sonunda) iki secde yapsın. Bu durumda eğer beş rekât kılmış oluyorsa, (iki secde yapmak suretiyle) onu çift rekâtlı yapmış olur. (Çünkü iki yanılma secdesi bir rekât yerine geçer.) Yok eğer dört rekâtlı kılmış oluyorsa, (o iki secde) şeytanı zelil ve hakir kılmış olur.»
Müslim rivayet etmiştir
Ebu Râfiğ anlatıyor: Ebu Hureyre -radıyallahu anh-’ın onlara “Gök yarıldığı zaman...” (İnşikâk Suresi: 1) ayetini okudu ve secde etti. Secdeyi bitirdiği zaman onlara Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-’in de bu ayette secde ettiğini haber verdiğini rivayet etmiştir.
Muttefekun Aleyh
Ebu Bekra -radıyallahu anh- Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'den bahsederken, mutlu olacağı bir haber geldiğinde ya da bir şeyle müjdelendiğinde Allah'a şükrederek secdeye kapanırdı.
İbn Mâce rivayet etmiştir - Tirmizî rivayet etmiştir - Ebû Dâvûd rivayet etmiştir - Ahmed rivayet etmiştir
Hafsa -radıyallahu anha'dan- rivayet edildiğine göre; Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- fecir doğduktan sonra hafif/kısa olarak iki rekât namaz kılardı. Başka bir rivayette: ''Kamet getirilmeden önce." şekllinde gelmiştir.
Buhârî rivayet etmiştir
Müminlerin annesi Âişe -radıyallahu anha-'dan rivayet edildiğine göre: Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- öğle namazının farzından önce dört rekât, sabah namazının farzından önce iki rekât namazı asla terk etmezdi.
Buhârî rivayet etmiştir
Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in hanımı Ümmü Habîbe -radıyallahu anha-'dan rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in şöyle buyurduğunu işittim: «Kim, öğle namazının öncesinde dört rekât ve sonrasında dört rekât namaz kılmaya devam ederse, Allah ona Cehennem ateşini haram kılar.»
Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî, İbn Mâce ve Ahmed rivayet etmiştir
Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma-'nın rivayetine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «İkindi namazının farzından önce dört rekat namaz kılan kimseye, Allah rahmetini ihsan etsin.»
Tirmizî rivayet etmiştir - Ebû Dâvûd rivayet etmiştir - Ahmed rivayet etmiştir
Abdullah b. Mugaffel el-Müzenî -radıyallahu anhumâ-'dan rivayet edildiğine göre demiştir ki:Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:''Akşam namazının farzından önce iki rekât namaz kılınız.'' Sonra da buyurmuştur ki:''İsteyen Akşam namazının farzından önce iki rekât namaz kılsın.'' İnsanların bunu sünnet edinmesinden korktuğundan dolayı söylemiştir.
Buhârî rivayet etmiştir
Aişe -radıyallahu anha- şöyle demiştir: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- müezzin sabah namazı için ilk ezanı bitirdiğinde kalkar, fecir belirgin olduktan sonra sabah namazının farzından önce iki rekat hafif bir namaz kılar, sonra müezzin kamet getirene kadar sağ yanı üzerine uzanırdı.
Muttefekun Aleyh
Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre: Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- minberde iken bir adam ona, "Gece namazı hakkında ne buyurursunuz?" diye sordu. Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «“İkişer ikişer kılınır. Sabahın yaklaşmasından endişe ettiğinde ise bir rekât kılar ve böylece daha önce kılmış olduğu namazları teklemiş olur.» Ayrıca Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyururdu: “Kıldığınız namazın sonunu vitir yapın.” Çünkü Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- bunu emretti.
Muttefekun aleyh
İbn Ömer -radıyallahu anhuma-'dan rivayet olunduğuna göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Gece ve gündüz namazı ikişer (rekat) ikişer (rekât)dir.»
İbn Mâce rivayet etmiştir - Tirmizî rivayet etmiştir - Nesâî rivayet etmiştir - Ebû Dâvûd rivayet etmiştir - Ahmed rivayet etmiştir
Ebu Hureyre -radıyallahu anh-'tan rivâyet olunduğuna göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Ramazandan sonra en fazîletli oruç, Allah'ın muharrem ayı orucudur. Farz namazlarından sonra en fazîletli namaz ise, gece namazıdır.»
Müslim rivayet etmiştir
Ebu Eyyub el-Ensarî -radıyallahu anh-’den Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdu ki: «Vitir, her müslümana bir haktır. Dileyen yedi rekât ile vitir yapsın. Kim beş rekât ile vitir yapmak isterse yapsın, kim üç rekât ile vitir yapmak isterse yapsın ve kim de tek rekât ile vitir yapmak isterse yapsın.»
İbn Mâce rivayet etmiştir - Nesâî rivayet etmiştir - Ebû Dâvûd rivayet etmiştir
Ali -radıyallahu anh- şöyle dedi: Vitir namazı, farz namazlar gibi kesin şekilde emredilmiş bir namaz değildir. Fakat Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- (onu devamlı surette kıldığı) bir sünnet namaz edinmiştir.
İbn Mâce rivayet etmiştir - Tirmizî rivayet etmiştir - Nesâî rivayet etmiştir - Ahmed rivayet etmiştir
Âişe -radıyallahu anha-'dan rivayet edildiğine göre dedi ki: "Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- geceleyin on üç rekât namaz kılıyordu. Vitir (namazı) ve sabah namazının iki rekât sünneti de bunun içinde idi."
Muttefekun Aleyh
Abdullah b. Amr b. Âs -radıyallahu anhümâ-’dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: Abdullah! Falan kimse gibi olma! Çünkü o gece ibadetine devam ederken artık kalkmaz oldu.''
Muttefekun Aleyh
Ali b. Ebû Tâlib -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre dedi ki:Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:''Ey Kur'an ehli, vitir namazını kılınız. Şüphesiz ki Allah vitirdir (tektir) ve vitri sever'' buyurdu.
İbn Mâce rivayet etmiştir - Tirmizî rivayet etmiştir - Nesâî rivayet etmiştir - Ebû Dâvûd rivayet etmiştir - Ahmed rivayet etmiştir
Önceki sayfa
Sayfa 9 / 12
Sonraki sayfa