Dünya için Hadis
Konu

Fıkıh ve Fıkıh Usûlü

288 hadis

288 hadis

Huzeyfe -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- geceleyin uykudan kalktığında ağzını misvaklardı.Muttefekun aleyh
Abdullâh b. Zeyd b. Âsım el-Mâzinî -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Namaz kılarken bir şey (hades) vuku bulmuş gibi hisseden kimsenin hali Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e aktarıldığında O, şöyle buyurmuştur: «Bir ses veya bir koku duymadıkca (namazdan) çıkmasın.»Muttefekun Aleyh
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Bir kimse karısına kin beslemesin. Onun bir huyunu beğenmezse, bir başka huyunu beğenir.» Ya da «Bir diğer huyunu» buyurmuştur.Müslim rivayet etmiştir
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Başını imamdan önce kaldıran kimse; Allah’ın, onun başını eşek başına ya da suretini eşek suretine çevirmesinden korkmaz mı? Ya da korkmuyor mu?»Muttefekun aleyh
Âişe -radıyallahu anha-'dan rivayet edildiğine göre, o şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in şöyle söylediğini işittim: «Yemek hazırken ve tuvalet ihtiyacı varken namaz yoktur.»Müslim rivayet etmiştir
İbn Mesûd -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bana, avucum onun avuçlarının içinde olduğu halde, Kur'an'dan sure öğretir gibi teşehhüdü öğretti: «Et-tahıyyâtü lillâhi vessalevâtu vettayyibât. Esselâmu aleyke eyyuhen-Nebiyyu ve rahmetullâhi ve berakâtuh, Esselâmu aleynâ ve alâ ibâdillâhis-sâlihîn. Eşhedu en lâ ilâhe illallâh ve eşhedu enne Muhammeden abduhu ve rasûluhu.» Buhârî ve Müslim'in başka bir lafzında: «Allah selâmın kendisidir, sizden birisi namazda oturduğu zaman şöyle söylesin: Et-tahıyyâtü lillâhi vessalevâtu vettayyibât. Esselâmu aleyke eyyuhen-Nebiyyu ve rahmetullâhi ve berakâtuh, Esselâmu aleynâ ve alâ ibâdillâhis-sâlihîn. Bunu söylediğinde gökyüzü ve yerdeki bütün salih kullara selam vermiş olursun. Eşhedu en lâ ilâhe illallâh ve eşhedu enne Muhammeden abduhu ve rasûluhu. Sonra dilediği gibi dua eder.»Muttefekun aleyh
Ebû Mûsâ el-Eş'ârî -radıyallahu anh- şöyle demiştir:Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- zamanında güneş tutuldu.Bunun saat (yani kıyamet alâmeti) ol­masından korkarak telâşla kalktı ve mescide gel­di. Ve o zamana kadar asla yaparken görmediğim en uzun kıyam, ve en uzun sucûdlarla namaz kıldırdı. ve: "Allah-Azze ve Celle'nin- göndermekte olduğu işte bu âyetler, hiçbir kimsenin ölme­sinden, ve hayâtından dolayı olmaz. Lâkin Allah bu tutulma ile kul­larını korkutur. Binâenaleyh sizler bu kabilden (korkunç) birşey gördüğünüz zaman hemen Allah'ı zikr etmeye, Allah'a dua etmeye ve Allah'tan mağfiret istemeye (koyulup) sığınınız" buyurdu.Muttefekun Aleyh
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle dua ederdi: «Allah'ım! Kabir azabından, Cehennem azabından, hayatın ve ölümün fitnesinden ve Mesih Deccal'in şerrinden sana sığınırım.» Müslim'deki rivayette: «Sizden biriniz, son teşehhüdün sonunda dört şeyden Al­lah'a sığınsın: Cehennem azabından, kabir azabından, hayatın ve ölümün fitnesinden ve Mesih Deccal'in şerrinden.»Muttefekun aleyh
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- namaza başladığında tekbir ve kıraat arasında kısa bir süre sükût ederdi. Dedim ki: Ey Allah’ın Rasûlü! Anam babam sana feda olsun, tekbir ile kıraat arasındaki sükût etmenizde ne okuyorsunuz? Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şu duayı okuyorum, dedi: «Allahumme bâid beynî ve beyne hatâyâye kemâ bâadte beyne’l-meşrikı ve’l-mağribi. Allâhumme nakkinî min hatâyâye kemâ yunakka’s-sevbu’l-ebyadu mine’d-denes. Allâhumme’ğsilnî min hatâyâye bi’s-selci ve’l-mâi ve’l-beradi.» (Allah'ım! Doğu ve batının arasını uzaklaştırdığın gibi, beni de günahlarımdan uzaklaştır. Allah'ım! Beyaz elbisenin kirden temizlendiği gibi, beni de günahlarımdan temizle. Allah'ım! Beni günahlarımdan kar, su ve dolu ile arındır (temizle)».Muttefekun aleyh
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Cuma günü imam hutbe okurken (yanındaki arkadaşına) "Sus!" dersen, boş konuşmuş (cumanın sevabını kaçırmış) olursun.»Muttefekun aleyh
Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: "Abbas b. Abdülmuttalib, hacılara su dağıtmak görevinden do­layı Mina gecelerinde, Mekke'de gecelemek için Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'den izin istedi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- de ona izin verdi."Muttefekun Aleyh
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Cenazeyi (kabre) süratli götürünüz. Eğer cenaze salih (bir kişi) ise onu hayra eriştirmiş olursunuz. Eğer cena­ze böyle (salih bir kişi) değilse, bu bir şerdir. (Definde acele etmek­le) onu omuzlarınızdan atmış olursunuz.»Muttefekun aleyh
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in şöyle söylediğini işittim: «Beş şey fıtrattandır: Sünnet olmak, etek tıraşı olmak, bıyıkları kısaltmak, tırnakları kesmek, koltuk altındaki kılları yolmak.»Muttefekun aleyh
Enes -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- tuvalete girerken şöyle derdi: «Allah’ım! Erkek ve dişi şeytanlardan sana sığınırım.»Muttefekun aleyh
Abdullah b. Abbâs -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre: İbn Abbas -radıyallahu anhuma-, Atâ b. Ebî Rebâh'a şöyle dedi: “Sana Cennet ehlinden bir kadını göstereyim mi?” Atâ, “Evet.” dedim. Bunun üzerine İbn Abbâs -radıyallahu anhuma- şöyle dedi: “İşte şu siyahî kadın var ya! O, bir gün Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'e gelerek: ‘Ben sara nöbeti geçiriyorum ve nöbet sırasında üzerim açılıyor. Benim için Allah’a dua edin.’ dedi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: “Dilersen sabredersin; karşılığında sana Cennet vardır. Dilersen Allah’a dua ederim de sana şifa verir.” Kadın: “Sabrederim.” dedi. Sonra da: “Ancak nöbet sırasında üzerim açılıyor. Allah’a dua edin de üzerim açılmasın.” dedi. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- onun için dua etti.Muttefekun aleyh
Ummu Atiyye -radıyallahu anha-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Biz, cenazelerin arkasından gitmekten men edildik; ancak bu yasak bize kesin ve bağlayıcı bir şekilde emredilmiş değildi.Muttefekun aleyh
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Müslüman bir kul ya da -Mümin- bir kul abdest aldığında yüzünü yıkarsa, gözleri ile bakarak işlediği her günah abdest suyu -veya suyun son damlası ile- yüzünden akar gider. İki elini yıkadığında, elleriyle tutarak işlediği her günah abdest suyu -veya suyun son damlası ile- ellerinden akar gider. Ayaklarını yıkadığı zaman, ayaklarıyla yürüyerek işlediği her günah abdest suyu -veya suyun son damlası ile- ayaklarından akar gider. Neticede o Mümin kul günahlardan temizlenmiş olur.»Müslim rivayet etmiştir
Câbir b. Abdullah -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bize, Kur'an'dan bir sureyi öğrettiği gibi her işimizde istihare yapmayı öğretir ve şöyle buyururdu:«Sizden biriniz bir işe niyetlendiği zaman, farz namazların dışında iki rekât namaz kılsın, sonra da şöyle desin: "Allah’ım! Senin ilmine güvenerek senden hayırlısını istiyor ve senin kudretine sığınarak senden güç diliyorum. Senin o muazzam lütfundan ihsan buyurmanı niyaz ederim. Şüphesiz senin her şeye gücün yeter, benim ise yetmez; sen her şeyi bilirsin, ben ise bilemem. Çünkü sen, gaybı (bilinmeyeni) hakkıyla bilensin. Allah'ym! Eğer bu işin; dinim, yaşayışım ve işimin sonu bakımından –yahut şöyle buyurdu: şimdiki ve gelecekteki durumum açısından– benim için hayırlı olduğunu biliyorsan onu bana takdir et, kolaylaştır ve sonra da onu hakkımda bereketli kıl! Eğer bu işin; dinim, yaşayışım ve işimin sonu bakımından –yahut şöyle buyurdu: şimdiki ve gelecekteki durumum açısından– benim için şer (kötü) olduğunu biliyorsan onu benden, beni de ondan uzaklaştır! Hayır nerede ise onu bana takdir et ve sonra beni bu karara razı kıl!"» Cabir -radıyallahu anh- sözlerine şöyle devam etti: «Sonra da (duayı okuyan kişi) ihtiyacı olan işi (ismini vererek) dile getirsin.»Buhârî rivayet etmiştir
Enes b. Mâlik -radıyallahu anh- şöyle dedi: “Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bir kabrin yanı başında ağlayan bir kadının yanından geçti. O kadına: «Allah’tan kork ve sabırlı ol!» dedi. Kadın: Beni rahat bırak! Çünkü benim başıma gelen musibet sana gelmedi, sen bunu anlamazsın dedi. Kadına: Bu, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’dir denilince, kadın, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’in kapısına geldi ve kapının önünde bekçiler yoktu. İçeri girerek: "Ey Allah’ın Rasulü! Ben seni tanıyamadım" dedi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Gerçek sabır, ilk musibet anında gösterilen sabırdır.!» dedi. Başka bir rivayette: "Kadın, çocuğuna ağlıyordu." şeklinde gelmiştir.Muttefekun Aleyh
Ebû Saîd el-Hudrî -radıyallahu anh-’dan merfû olarak rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Kıyamet gününde Allah Teâlâ’ya göre en şerli insan, karısına yaklaştıktan sonra onun sırrını ifşâ eden kimsedir.»Müslim rivayet etmiştir
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Allah'ım! Kabrimi ibadet edilen bir vesen (ibadet ve tapınma yeri) kılma! Peygamberlerinin kabirlerini mescidler edinen topluluğa Allah lanet etmiştir.»Ahmed rivayet etmiştir
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-’dan merfû olarak rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Elbise giydiğiniz ve abdest aldığınız zaman sağ tarafınız ile başlayınız.»İbn Mâce rivayet etmiştir - Tirmizî rivayet etmiştir - Ebû Dâvûd rivayet etmiştir - Ahmed rivayet etmiştir
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «‌Münafıklara sabah ve yatsı namazından daha ağır gelen hiçbir namaz yoktur. Şayet münafıklar bu iki namazda ne kadar çok ecir ve sevap olduğunu bilselerdi, emekleyerek de olsa cemaate gelirlerdi. Şüphe yok ki namazın kılınmasını emredip, sonra kamet getirilmesini, sonra da birisinin Müminlere namaz kıldırmasını emredip, ardından da ellerinde odun bağları bulunan adamlarla birlikte gidip, namaza gelmeyenlerin evlerini onlar evlerindeyken ateşe vermeyi içimden geçirdim.»Muttefekun aleyh
Ebû Hüreyre -radıyallahu anh- şöyle dedi:Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’i ''Şüphesiz ki benim ümmetim, kıyamet gününde, abdest izlerinden dolayı yüzleri nurlu, elleri ve ayakları parlak olarak çağırılacaktır. Yüzünün nûrunu artırmaya gücü yeten kimse bunu yapsın” buyururken işittim.Müslim'deki bir başka lafızda:''Ebû Hureyre'yi abdest alırken neredeyse yüzünü ve ellerini omuzlarına kadar yıkadığını gördüm.Sonra iki ayağını bacaklarına kadar yıkadı.Sonra da şöyle dedi:Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i şöyle buyururken işittim:''Şüphesiz ki benim ümmetim, kıyamet gününde, abdest izlerinden dolayı yüzleri nurlu, elleri ve ayakları parlak olarak çağırılacaktır.Yüzünün nûrunu artırmaya gücü yeten kimse bunu yapsın” buyururken işittim.Müslimde bir diğer lafızda:Halilim olan Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i şöyle buyururken işittim:''Müminin süsü abdestinin ulaştığı yere kadar ulaşır.''Her iki rivayeti de Müslim rivayet etmiştir - Muttefekun Aleyh