TR
Konu
Fıkıh ve Fıkıh Usûlü
288 hadis
İbadet Fıkhı
231
Muamelat Fıkhı
17
Aile Fıkhı
24
Dinî Tıp, Tedavi ve Rukye
9
Yiyecekler ve İçecekler
5
Suçlar
1
Had Cezaları
4
Fıkıh Usûlü
4
288 hadis
Ebu Hureyre –radıyallahu anh-’dan rivayet edildiğine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Kulların sabaha eriştiği her gün, gökten iki melek iner. Onlardan biri: 'Allah'ım! Hayır yolunda harcayan (infak eden) kişiye harcadığının yerine yenisini ver' diye dua eder. Diğeri de: 'Allah'ım! Cimrilik edip vermeyenin malını telef et (yok et)' diye beddua eder.»
Muttefekun aleyh
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-’dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Bir kimsenin cemaatle kıldığı namazın sevabı, evinde ve çarşı pazarda kıldığı namazdan yirmi beş kat daha fazladır. O kimse, abdestini güzelce alıp, sonra sadece namaz kılmak maksadıyla mescide giderse attığı her adım sebebiyle bir derece yükseltilir, bir hatası da silinir. Namazını kıldıktan sonra abdestini bozmadan namaz kıldığı yerde kaldığı müddetçe, melekler onun için: Allah'ım! Ona rahmetinle muamele et, ona acı! diyerek dua etmeye devam ederler. O kimse namazı beklediği sürece namazdaymış gibidir.»
Muttefekun Aleyh
Zeyd b. Hâlid -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Kim Allah yolunda cihada gidecek bir gaziyi teçhiz ederse; cihada gitmiş gibi sevap kazanır. Cihada giden gazinin arkada bıraktığı ailesine güzelce bakıp onların ihtiyaçlarını karşılayan kimse de cihat yapmış gibi sevap kazanır.»
Muttefekun aleyh
Müminlerin annesi Âişe -radıyallahu anha-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: "Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- sabah namazının iki rekât sünnetine diğer nafile namazlardan daha fazla önem verirdi."
Muttefekun aleyh
Ebû Şüreyh Huveylid b. Amr el-Huzâî -radıyallahu anh- ve Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Allahım! İki zayıf kimsenin, yetim ve kadının hakkını yemekten herkesi şiddetle sakındırıyorum.»
İbn Mâce rivayet etmiştir - Nesâî rivayet etmiştir - Ahmed rivayet etmiştir
Muâz b. Cebel -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- (Muâz’ın elini tutmuş ve) şöyle buyurmuştur: «Ey Muâz! Allah’a yemin ederim ki, ben seni gerçekten seviyorum.» Sonra şöyle buyurdu: «Ey Muâz! Sana her namazın sonunda şu duayı hiç bırakmamanı tavsiye ediyorum: Allah’ım! Seni anmak, sana şükretmek ve sana güzelce kulluk etmekte bana yardım et.»
Ebû Dâvûd, Nesâî ve Ahmed rivayet etmiştir
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Birinizin abdesti bozulunca, abdest almadıkça, Allah onun namazını kabul etmez.»
Muttefekun aleyh
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Allah Teâlâ şöyle buyurdu: Oruç dışında insanların işlemiş olduğu bütün amelleri kendileri içindir. Oruç ise benim içindir ve onun karşılığını bizzat ben veririm. Oruç bir kalkandır, içinizden biri oruçlu olduğu gün oruca uygun olmayan işler yapmasın ve bağırıp çağırarak kavga etmesin! Eğer birisi kendisine söverse veya kendisi ile kavga etmeye yeltenirse "Ben oruçluyum" desin! Canımı elinde bulunduran Allah'a yemin ederim ki oruçlunun ağız kokusu Allah katında misk kokusundan daha güzel kokar. Oruçlunun iki sevinç anı vardır: Orucunu açtığı zaman iftar vaktinde sevinir ve Rabbine kavuştuğu zaman tuttuğu oruç dolayısıyla sevinç duyar.»
Muttefekun aleyh
Abdullah İbn Amr İbn Âs -radıyallahu anhumâ-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Şehidin borcu dışındaki bütün günahlarını Allah bağışlar.» Başka bir rivayette: «Allah yolunda ölüm borcundan başka her şeye kefarettir.»
Müslim rivayet etmiştir
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Büyük günahlardan kaçınıldığı sürece beş vakit namaz, iki Cuma ve iki Ramazan, aralarında işlenen günahlara kefaret olur.»
Müslim rivayet etmiştir
Ebû Hureyre -radıyallahu anh- şöyle dedi: Bir adam alacağını istemek üzere Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e geldi ve Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e karşı ağır bir ifade kullandı. Bunun üzerine ashâb ona haddini bildirmek istediler. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Onu bırakınız. Çünkü alacaklı olanın söz söylemeye hakkı vardır.» buyurdu. Sonra da: «Onun devesiyle aynı yaşta olan bir deve veriniz.» diye emretti. Sahâbîler: Yâ Rasûlallah! Ancak onun devesinden daha iyi olan yaşlısını bulabiliyoruz, dediler. Peygamber Efendimiz: «O halde onu veriniz; şüphesiz ki sizin hayırlınız borcunu en güzel şekilde ödeyendir.» buyurdu.
Muttefekun Aleyh
Şureyh b. Hânî'den rivayet edilen bir hadiste şöyle demiştir: Aişe -radıyallahu anha-'ya Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- evine girdiği zaman ilk olarak ne yapmaya başlardı? diye sordum. O da: Misvak kullanırdı dedi.
Müslim rivayet etmiştir
İbn Mes'ud merfû olarak rivayet ediyor: Allah rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-: "Hanginize mirasçısının malı kendi malından daha sevimlidir?” diye sordu. Onlar: "Ey Allah’ın Rasûlü! Hepimiz malımızı mirasçının malından daha fazla severiz.” dediler. Bunun üzerine Peygamber –sallallahu aleyhi ve sellem de-: «Kişinin kendi malı, hayır yaparak önceden gönderdiğidir. Mirasçısının malı ise (harcamayıp) geride bıraktığıdır!» buyurdu.
Buhârî rivayet etmiştir
«Sizden önceki ümmetlerden bir zat (kabirde) hesaba çekildi; ama hayır namına hiç bir şeyi bulunmadı. Yalnız insanlarla düşüp kalkardı; zengindi. Hizmetkârlarına fakiri (borcundan) affetmelerini emreylerdi. Allah -Azze ve Celle-: Biz buna ondan daha layığız; onu affedin! buyurdu.»
Müslim rivayet etmiştir
Ma'dân b. Ebû Talha el-Ya'merî'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in azatlı kölesi Sevbân ile karşılaştım ve dedim ki: ''Yaptığım zaman Allah'ın beni Cennet'e sokacağı bir amel söyle.'' Veya şöyle dedi: Dedim ki: "Amellerin Allah'ın katında en sevimlisi hangisidir?" O sustu. Sonra tekrar sordum. O, yine sustu. Sonra üçüncü defa sordum, o da şöyle dedi: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e bunu sordum, o da dedi ki: «Allah'a çokça secde etmelisin. Allah'a ettiğin her bir secde ile Allah seni bir derece yükseltir ve senden bir günahı siler.» Ma'dân dedi ki: Sonra Ebû Derdâ ile karşılaştım. Ona da aynı soruyu sordum. Sevbân'ın bana dediğinin aynısını söyledi.
Müslim rivayet etmiştir
Ebu Hureyre -radıyallahu anh-’den merfû olarak rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Biriniz geceleyin namaz kılmak üzere kalkıp da Kur’an’dan ne okuduğunu bilmeyecek derecede dili dolaşırsa, yatıp uyusun.»
Müslim rivayet etmiştir
Sehl -radıyallahu anh-’dan rivayet edildiğine göre Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Cennet'te Reyyân denilen bir kapı vardır ki, Kıyamet Günü o kapıdan ancak oruçlular girecek, onlardan başka kimse giremeyecektir. (O gün) Oruçlular nerede? diye seslenilir. Onlar da kalkıp girerler ve o kapıdan onlardan başkası asla giremez. Oruçlular girince o kapı kapanır ve bir daha oradan kimse giremez.»
Muttefekun aleyh
Müminlerin annesi Aişe -radıyallahu anha-'dan rivayet edilen bir hadiste, şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ramazanın son on gecesinde, başka hiçbir zamanda olmadığı kadar çok (ibadet etmeye) çaba gösterirdi.
Müslim rivayet etmiştir
Abdullah İbn Mes’ûd -radıyallahu anh-’dan merfû olarak rivayet edildiğine göre: «Yalnız şu iki kimseye gıpta edilmelidir; biri, Allah’ın kendisine verdiği malı hak yolunda harcayıp tüketen kimse, diğeri, Allah’ın kendisine verdiği ilimle yerli yerince hükmeden ve onu başkalarına öğreten kimse.» İbn Ömer -radıyallahu anhumâ-’dan rivayet edildiğine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Yalnız şu iki kişiye gıpta edilmelidir: Biri, Allah’ın kendisine verdiği Kur’ân ile gece gündüz meşgul olan kimse, diğeri Allah’ın kendisine verdiği malı gece gündüz harcayan kimsedir.»
Her iki rivayeti de Muttefekun Aleyh'dir
Ebu Hureyre'den –radıyallahu anh- rivayet edildiğine göre Rasulullah –sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle dedi: " Sağılan süt tekrar memeye girmediği gibi, Allah korkusundan ağlayan kişi Cehenneme girmez. Allah yolundaki toz ile Cehennemin dumanı da bir araya gelmez."
Tirmizî rivayet etmiştir - Nesâî rivayet etmiştir - Ahmed rivayet etmiştir
Zübeyr b. Avvâm -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Sizden birinizin ipini alıp dağa giderek sırtında bir bağ odun getirip satması ve böylece Allah'ın onu insanlara el açmaktan koruması, insanların kendisine bir şey verip vermemelerine aldırmaksızın onlardan istemesinden daha hayırlıdır.»
Buhârî rivayet etmiştir
Abdullah b. Amr -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Akrabasının yaptığı iyiliğe aynıyla karşılık veren, onları koruyup gözetmiş sayılmaz. Akrabayı koruyup gözeten adam, kendisiyle ilgiyi kestikleri zaman bile onlara iyilik etmeye devam edendir.»
Buhârî rivayet etmiştir
Ebu Hureyre -radıyallahu anh-'den rivayet olunan bir hadiste Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Şehit, ölüm anında sizlerden birinizin ısırıldığında hissettiği kadar acı hisseder.»
İbn Mâce rivayet etmiştir - Tirmizî rivayet etmiştir - Nesâî rivayet etmiştir - Ahmed rivayet etmiştir - Dârimî rivayet etmiştir
Ebu Hureyre -radıyallahu anh- anlatıyor. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e soruldu: "Hangi amel Allah yolunda cihad etmeye denktir?" O da: «Siz, buna güç yetiremezsiniz" dedi. İki ya da üç defa aynı soruyu sordular. Her defasında, «Siz, buna güç yetiremezsiniz.» karşılığını verdi. Ardından şöyle buyurdu: «Allah yolunda cihad edenin misali, Allah yolunda cihad eden evine dönünceye kadar gündüzleri oruçla, geceleri de ibadet ve kıyamla geçiren adamın misali gibidir.» İmam Buharî'nin rivayetinde ise, "Bir adam gelerek Ey Allah’ın Rasûlü! Cihada denk gelebilecek bir ameli bana göster." dedi. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Bulamıyorum.» diye cevap verdi. Sonra da şöyle devam etti: «Mücahit sefere çıktığı zaman sen mescide girip de (o geriye dönünceye kadar) hiç gevşemeden devamlı namaz kılmaya, hiç iftar etmeden devamlı oruç tutmaya güç yetirebilir misin?» buyurdu.Adam da: "Buna kimin gücü yeter ki?" dedi.
Buhârî rivayet etmiştir - Muttefekun Aleyh
Önceki sayfa
Sayfa 3 / 12
Sonraki sayfa