Dünya için Hadis
Konu

Faziletler ve Adaplar

288 hadis

288 hadis

Enes -radıyallahu anh-'den- merfû olarak rivayet olunan bir hadiste şöyle haber verilmiştir: Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle dua ederdi: «Allah'ım! Alaca hastalığından, delilikten, cüzzamdan ve kötü hastalıklardan Sana sığınırım.»Nesâî rivayet etmiştir - Ebû Dâvûd rivayet etmiştir - Ahmed rivayet etmiştir
Abdullah b. Hubeyb -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir: Biz yağmurlu ve çok karanlık bir gecede bize namaz kıldırması için Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i aramak üzere (dışarı) çıkmıştık. Kısa bir süre sonra kendisini bulduk. «Oku!» dedi, ben bir şey söylemedim. Sonra (tekrar) «Oku!» dedi, ben bir şey söylemedim. Sonra (tekrar): "«Oku!» dedi, bunun üzerine: "Ey Allah'ın Rasûlü ne söyleyeyim?" dedim. «Akşama ve sabaha eriştiğin zaman {Kul huvallahu ehad} (ihlas suresi) ile Muavvizeteyn (Felak ve Nâs surelerini) üç defa oku! Her türlü şerre karşı sana yeter» diye buyurdu.Ebû Dâvûd, Tirmizî ve Nesâî rivayet etmiştir
Ebû Mûsâ el-Eş'arî -radıyallahu anh-’dan rivayet edildiğine göre, Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Aç olanı doyurun, hastayı ziyaret edin ve esir düşmüş olanı esaretten kurtarın.»Buhârî rivayet etmiştir
Talha b. Ubeydullah -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- hilâli gördüğü zaman şöyle dua ederdi: "Allah'ım! Bu hilâli bize emniyet ve iman, selâmet ve İslâm hilâli kıl. (Ey hilâl!) Benim rabbim de senin rabbin de Allah'tır." (Bu, doğruluk ve hayr hilâli olsun).İbn Ebî Şeybe rivayet etmiştir - Tirmizî rivayet etmiştir - Ahmed rivayet etmiştir - Dârimî rivayet etmiştir
Câbir -radıyallahu anh- şöyle dedi: Biz (sahâbîler yolculukta) yokuş çıktığımızda "Allahu Ekber", iniş indiğimizde de "Subhanallah" derdik. İbn Ömer -radıyallahu anhumâ- şöyle dedi: "Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ile askerleri tepelere çıktıklarında "Allahu Ekber" derler, düzlüklere indiklerinde de "Subhanallah" diye tesbih ederlerdi."Buhârî rivayet etmiştir - Ebû Dâvûd rivayet etmiştir
Abdullah b. Mes’ud –radıyallahu anh-’dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: ‘’Kalbinde zerre kadar kibir bulunan kimse, cennete giremez.’’ Bunun üzerine bir adam şöyle dedi:’’ İnsan, elbisesinin güzel olmasından, ayakkabısının güzel olmasından hoşlanır. (Bu da kibre girer mi?) ‘’Allah Rasûlü –sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: ‘’Muhakkak ki Allah, güzeldir; güzeli sever. Kibir, hakkı kabullenmemek ve insanları küçük görmektir.’’Müslim rivayet etmiştir
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Bana (Allah'ı bütün noksanlıklardan tenzih ederim. Hamt, yalnızca Allah'adır. Allah'tan başka hak ilah yoktur. Allah en büyüktür) sözünü söylemek, güneşin üzerine doğduğu her şeyden daha sevimli gelir.»Müslim rivayet etmiştir
Ali -radıyallahu anh-’den rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’i şöyle buyururken işittim demiştir: «Bir müslüman, hasta olan bir müslüman kardeşini sabahleyin ziyarete giderse, yetmiş bin melek akşama kadar ona dua eder. Eğer akşamleyin ziyaret ederse, yetmiş bin melek onun için sabaha kadar istiğfar eder. Ve o kişi için cennette toplanmış meyveler de vardır.»İbn Mâce rivayet etmiştir - Tirmizî rivayet etmiştir - Ebû Dâvûd rivayet etmiştir - Ahmed rivayet etmiştir
Ka'b b. Ucra -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Peş peşe söylenen bazı kelimeler vardır ki onları her farz namazın ardında söyleyen -ya da yapan- asla zarar etmez. Bunlar da, otuz üç defa tesbih (Subhânallah), otuz üç defa tahmîd (Elhamdülillah), otuz dört defa tekbir (Allahu Ekber) zikirlerini söylemektir.»Müslim rivayet etmiştir
Ebû Mesûd -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, o şöyle demiştir: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Her kim Bakara Suresi'nin son iki ayetini geceleyin okursa ona yeter.»Muttefekun aleyh
Abdullah b. Mes'ud -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Kim Allah'ın kitabından bir harf okursa ona bir sevap (hasene) vardır. Sevap (hasene) ise on kat karşılığıyla verilir. "Elif, Lâm, Mim" bir harftir de­miyorum. Ancak Elif bir harftir, Lam bir harftir, Mim bir harftir.»Tirmizî rivayet etmiştir
Abdullah b. Amr b. el-Âs -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre, o şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in şöyle buyurduğunu işittim: «Doğrusu, bütün âdemoğlunun kalpleri, Rahman’ın iki parmağı arasında, tek bir kalp gibidir. Onu dilediği gibi çevirir.» Sonra da Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Ey kalpleri çeviren Allah’ım! Kalplerimizi itaatine çevir.»Müslim rivayet etmiştir
Birinci Hadis: Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: "İnsanlar altın ve gümüş madenleri gibidir. Onların Cahiliye dönemde hayırlı ve değerli olanları,dînî emirleri anlayıp amel ettikçe İslâm devrinde de hayırlılarıdır. Ruhlar toplu cemaatlerdir. Onlardan birbirleriyle tanışanlar kayna­şır, tanışmayanlar da ayrılırlar." İkinci Hadis: "Siz insanları madenler (gibi cins cins) bulursunuz. Onların Cahiliye dönemde hayırlı ve değerli olanları, İslâm devrinde de hayırlılarıdır. Siz yine en hayırlı kişileri, yöneticilik işinden hiç hoşlanmayanlar olarak bulursunuz. Siz, en kötü kişileri de iki yüzlüler olarak bulursunuz ki onlar, birilerine bir yüzle diğerlerine bir başka yüzle gider gelirler."Her iki rivayeti de Muttefekun Aleyh'dir
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Bir kimse yemin eder de yemininde, Lât ve Uzzâ’ya yemin olsun ki derse, derhal ‘’La ilâhe illallah’’ desin. Yine bir kimse, arkadaşına: "Gel, seninle kumar oynayalım" derse, hemen sadaka versin.»Muttefekun aleyh
Enes b. Malik ve Ebu Hureyre -radıyallahu anhûma- naklediyor; Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’in Rabbinden rivâyet ettiği bir hadis-i kudsîde Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: "Kul(um) bana bir karış yaklaştığı zaman, ben ona bir arşın yaklaşırım. O bana bir arşın yaklaşınca ben ona bir kulaç yaklaşırım. O bana yürüyerek geldiği zaman, ben ona koşarak varırım."Buhârî rivayet etmiştir - Muttefekun Aleyh
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Bir adam yolda yürürken, dikenli bir dal buldu ve onu yoldan kaldırdı. Bu sebeple Allah da ondan memnun oldu ve onu bağışladı.»Muttefekun aleyh
Abdullah b. Hakîm -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Kim bir şeye bağlanırsa o şeyle başbaşa bırakılır.»Tirmizî rivayet etmiştir - Ahmed rivayet etmiştir
Abdullah b. Mes'ûd -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, o şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in şöyle söylediğini işittim: «Allah, bizden bir söz işitip de başkalarına da bu sözü işittiği gibi aynen aktaran kişinin yüzünü aydınlatsın. Nitekim sözün aktarıldığı kişi, sözü işiten kişiden daha anlayışlı olabilir.»Tirmizî, İbn Mâce ve Ahmed rivayet etmiştir
Semura b. Cündeb ve Muğîre b. Şu'be -radıyallahu anhumâ-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demişlerdir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Yalan olduğunu zannettiği bir hadisi benden nakleden kimse yalancılardan biridir.»Müslim Mukaddime'de rivayet etmiştir
Ebu Hureyre –radıyallahu anh-’tan rivayet edildiğine göre Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: "Sıddîk (özü sözü doğru) kimseye lanetçi olmak yakışmaz."Müslim rivayet etmiştir
Ebu Hureyre -radıyallahu anh-'dan merfu olarak rivayet edilen bir hadiste Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: "Seyhan, Ceyhan, Fırat ve Nil, Cennet nehirlerindendir."Müslim rivayet etmiştir
Abdullah b. Amr -radıyallahu anhumâ-'dan rivayet edildiğine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Merhametli olanlara Rahman merhamet eder. Siz yeryüzündekilere merhamet edin ki, gökteki de size merhamet etsin.»Ebû Dâvûd, Tirmizî ve Ahmed rivayet etmiştir
Abdullah b. Amr b. el-Âs -radıyallahu anhumâ-'dan rivayet edildiğine göre: Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- camiye girerken: «Kovulmuş Şeytan'dan, azim olan Allah'a, O'nun kerîm vechine ve ka­dîm kuvvet ve galebesine sığınırım.» diye dua etmiştir. (Ravilerden birisi hocasına) hadisi bu şekilde rivayet etmişsin öyle mi? Hepsi bu kadar mı? diye sorar. O da; Evet, diye cevap verdi. Sonra da; mescide giren bunu söyleyince Şeytan şöyle der: "Günün geri kalan kısmında da benden emin oldu."Ebû Dâvûd rivayet etmiştir
Ebu Hureyre -radıyallahu anh-'den rivayet edildiğine göre Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Allah şöyle buyurdu ki: Kulum kötü bir amel yapmak isterse, onu yapmadıkça yazmayın! Yapınca, onu aleyhine bir günah olarak yazın! Eğer benim için terk ederse bunu onun lehine bir sevap yazın! Kulum iyi bir iş yapmayı arzu ederse, yapmasa bile ona bir sevap yazın. Eğer onu yaparsa, en az on misli olmak üzere yedi yüz misline kadar ona sevap yazın.»Muttefekun Aleyh