Dünya için Hadis
Fıkıh ve Fıkıh Usûlü

İbadet Fıkhı

231 hadis

231 hadis

Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Cuma günü imam hutbe okurken (yanındaki arkadaşına) "Sus!" dersen, boş konuşmuş (cumanın sevabını kaçırmış) olursun.»Muttefekun aleyh
Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: "Abbas b. Abdülmuttalib, hacılara su dağıtmak görevinden do­layı Mina gecelerinde, Mekke'de gecelemek için Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'den izin istedi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- de ona izin verdi."Muttefekun Aleyh
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Cenazeyi (kabre) süratli götürünüz. Eğer cenaze salih (bir kişi) ise onu hayra eriştirmiş olursunuz. Eğer cena­ze böyle (salih bir kişi) değilse, bu bir şerdir. (Definde acele etmek­le) onu omuzlarınızdan atmış olursunuz.»Muttefekun aleyh
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in şöyle söylediğini işittim: «Beş şey fıtrattandır: Sünnet olmak, etek tıraşı olmak, bıyıkları kısaltmak, tırnakları kesmek, koltuk altındaki kılları yolmak.»Muttefekun aleyh
Enes -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- tuvalete girerken şöyle derdi: «Allah’ım! Erkek ve dişi şeytanlardan sana sığınırım.»Muttefekun aleyh
Ummu Atiyye -radıyallahu anha-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Biz, cenazelerin arkasından gitmekten men edildik; ancak bu yasak bize kesin ve bağlayıcı bir şekilde emredilmiş değildi.Muttefekun aleyh
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Müslüman bir kul ya da -Mümin- bir kul abdest aldığında yüzünü yıkarsa, gözleri ile bakarak işlediği her günah abdest suyu -veya suyun son damlası ile- yüzünden akar gider. İki elini yıkadığında, elleriyle tutarak işlediği her günah abdest suyu -veya suyun son damlası ile- ellerinden akar gider. Ayaklarını yıkadığı zaman, ayaklarıyla yürüyerek işlediği her günah abdest suyu -veya suyun son damlası ile- ayaklarından akar gider. Neticede o Mümin kul günahlardan temizlenmiş olur.»Müslim rivayet etmiştir
Câbir b. Abdullah -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bize, Kur'an'dan bir sureyi öğrettiği gibi her işimizde istihare yapmayı öğretir ve şöyle buyururdu:«Sizden biriniz bir işe niyetlendiği zaman, farz namazların dışında iki rekât namaz kılsın, sonra da şöyle desin: "Allah’ım! Senin ilmine güvenerek senden hayırlısını istiyor ve senin kudretine sığınarak senden güç diliyorum. Senin o muazzam lütfundan ihsan buyurmanı niyaz ederim. Şüphesiz senin her şeye gücün yeter, benim ise yetmez; sen her şeyi bilirsin, ben ise bilemem. Çünkü sen, gaybı (bilinmeyeni) hakkıyla bilensin. Allah'ym! Eğer bu işin; dinim, yaşayışım ve işimin sonu bakımından –yahut şöyle buyurdu: şimdiki ve gelecekteki durumum açısından– benim için hayırlı olduğunu biliyorsan onu bana takdir et, kolaylaştır ve sonra da onu hakkımda bereketli kıl! Eğer bu işin; dinim, yaşayışım ve işimin sonu bakımından –yahut şöyle buyurdu: şimdiki ve gelecekteki durumum açısından– benim için şer (kötü) olduğunu biliyorsan onu benden, beni de ondan uzaklaştır! Hayır nerede ise onu bana takdir et ve sonra beni bu karara razı kıl!"» Cabir -radıyallahu anh- sözlerine şöyle devam etti: «Sonra da (duayı okuyan kişi) ihtiyacı olan işi (ismini vererek) dile getirsin.»Buhârî rivayet etmiştir
Enes b. Mâlik -radıyallahu anh- şöyle dedi: “Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bir kabrin yanı başında ağlayan bir kadının yanından geçti. O kadına: «Allah’tan kork ve sabırlı ol!» dedi. Kadın: Beni rahat bırak! Çünkü benim başıma gelen musibet sana gelmedi, sen bunu anlamazsın dedi. Kadına: Bu, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’dir denilince, kadın, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’in kapısına geldi ve kapının önünde bekçiler yoktu. İçeri girerek: "Ey Allah’ın Rasulü! Ben seni tanıyamadım" dedi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Gerçek sabır, ilk musibet anında gösterilen sabırdır.!» dedi. Başka bir rivayette: "Kadın, çocuğuna ağlıyordu." şeklinde gelmiştir.Muttefekun Aleyh
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Allah'ım! Kabrimi ibadet edilen bir vesen (ibadet ve tapınma yeri) kılma! Peygamberlerinin kabirlerini mescidler edinen topluluğa Allah lanet etmiştir.»Ahmed rivayet etmiştir
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-’dan merfû olarak rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Elbise giydiğiniz ve abdest aldığınız zaman sağ tarafınız ile başlayınız.»İbn Mâce rivayet etmiştir - Tirmizî rivayet etmiştir - Ebû Dâvûd rivayet etmiştir - Ahmed rivayet etmiştir
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «‌Münafıklara sabah ve yatsı namazından daha ağır gelen hiçbir namaz yoktur. Şayet münafıklar bu iki namazda ne kadar çok ecir ve sevap olduğunu bilselerdi, emekleyerek de olsa cemaate gelirlerdi. Şüphe yok ki namazın kılınmasını emredip, sonra kamet getirilmesini, sonra da birisinin Müminlere namaz kıldırmasını emredip, ardından da ellerinde odun bağları bulunan adamlarla birlikte gidip, namaza gelmeyenlerin evlerini onlar evlerindeyken ateşe vermeyi içimden geçirdim.»Muttefekun aleyh
Ebû Hüreyre -radıyallahu anh- şöyle dedi:Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’i ''Şüphesiz ki benim ümmetim, kıyamet gününde, abdest izlerinden dolayı yüzleri nurlu, elleri ve ayakları parlak olarak çağırılacaktır. Yüzünün nûrunu artırmaya gücü yeten kimse bunu yapsın” buyururken işittim.Müslim'deki bir başka lafızda:''Ebû Hureyre'yi abdest alırken neredeyse yüzünü ve ellerini omuzlarına kadar yıkadığını gördüm.Sonra iki ayağını bacaklarına kadar yıkadı.Sonra da şöyle dedi:Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i şöyle buyururken işittim:''Şüphesiz ki benim ümmetim, kıyamet gününde, abdest izlerinden dolayı yüzleri nurlu, elleri ve ayakları parlak olarak çağırılacaktır.Yüzünün nûrunu artırmaya gücü yeten kimse bunu yapsın” buyururken işittim.Müslimde bir diğer lafızda:Halilim olan Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i şöyle buyururken işittim:''Müminin süsü abdestinin ulaştığı yere kadar ulaşır.''Her iki rivayeti de Müslim rivayet etmiştir - Muttefekun Aleyh
Ebu Hureyre –radıyallahu anh-’dan rivayet edildiğine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Kulların sabaha eriştiği her gün, gökten iki melek iner. Onlardan biri: 'Allah'ım! Hayır yolunda harcayan (infak eden) kişiye harcadığının yerine yenisini ver' diye dua eder. Diğeri de: 'Allah'ım! Cimrilik edip vermeyenin malını telef et (yok et)' diye beddua eder.»Muttefekun aleyh
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-’dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Bir kimsenin cemaatle kıldığı namazın sevabı, evinde ve çarşı pazarda kıldığı namazdan yirmi beş kat daha fazladır. O kimse, abdestini güzelce alıp, sonra sadece namaz kılmak maksadıyla mescide giderse attığı her adım sebebiyle bir derece yükseltilir, bir hatası da silinir. Namazını kıldıktan sonra abdestini bozmadan namaz kıldığı yerde kaldığı müddetçe, melekler onun için: Allah'ım! Ona rahmetinle muamele et, ona acı! diyerek dua etmeye devam ederler. O kimse namazı beklediği sürece namazdaymış gibidir.»Muttefekun Aleyh
Zeyd b. Hâlid -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Kim Allah yolunda cihada gidecek bir gaziyi teçhiz ederse; cihada gitmiş gibi sevap kazanır. Cihada giden gazinin arkada bıraktığı ailesine güzelce bakıp onların ihtiyaçlarını karşılayan kimse de cihat yapmış gibi sevap kazanır.»Muttefekun aleyh
Müminlerin annesi Âişe -radıyallahu anha-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: "Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- sabah namazının iki rekât sünnetine diğer nafile namazlardan daha fazla önem verirdi."Muttefekun aleyh
Muâz b. Cebel -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- (Muâz’ın elini tutmuş ve) şöyle buyurmuştur: «Ey Muâz! Allah’a yemin ederim ki, ben seni gerçekten seviyorum.» Sonra şöyle buyurdu: «Ey Muâz! Sana her namazın sonunda şu duayı hiç bırakmamanı tavsiye ediyorum: Allah’ım! Seni anmak, sana şükretmek ve sana güzelce kulluk etmekte bana yardım et.»Ebû Dâvûd, Nesâî ve Ahmed rivayet etmiştir
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Birinizin abdesti bozulunca, abdest almadıkça, Allah onun namazını kabul etmez.»Muttefekun aleyh
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Allah Teâlâ şöyle buyurdu: Oruç dışında insanların işlemiş olduğu bütün amelleri kendileri içindir. Oruç ise benim içindir ve onun karşılığını bizzat ben veririm. Oruç bir kalkandır, içinizden biri oruçlu olduğu gün oruca uygun olmayan işler yapmasın ve bağırıp çağırarak kavga etmesin! Eğer birisi kendisine söverse veya kendisi ile kavga etmeye yeltenirse "Ben oruçluyum" desin! Canımı elinde bulunduran Allah'a yemin ederim ki oruçlunun ağız kokusu Allah katında misk kokusundan daha güzel kokar. Oruçlunun iki sevinç anı vardır: Orucunu açtığı zaman iftar vaktinde sevinir ve Rabbine kavuştuğu zaman tuttuğu oruç dolayısıyla sevinç duyar.»Muttefekun aleyh
Abdullah İbn Amr İbn Âs -radıyallahu anhumâ-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Şehidin borcu dışındaki bütün günahlarını Allah bağışlar.» Başka bir rivayette: «Allah yolunda ölüm borcundan başka her şeye kefarettir.»Müslim rivayet etmiştir
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Büyük günahlardan kaçınıldığı sürece beş vakit namaz, iki Cuma ve iki Ramazan, aralarında işlenen günahlara kefaret olur.»Müslim rivayet etmiştir
Şureyh b. Hânî'den rivayet edilen bir hadiste şöyle demiştir: Aişe -radıyallahu anha-'ya Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- evine girdiği zaman ilk olarak ne yapmaya başlardı? diye sordum. O da: Misvak kullanırdı dedi.Müslim rivayet etmiştir
İbn Mes'ud merfû olarak rivayet ediyor: Allah rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-: "Hanginize mirasçısının malı kendi malından daha sevimlidir?” diye sordu. Onlar: "Ey Allah’ın Rasûlü! Hepimiz malımızı mirasçının malından daha fazla severiz.” dediler. Bunun üzerine Peygamber –sallallahu aleyhi ve sellem de-: «Kişinin kendi malı, hayır yaparak önceden gönderdiğidir. Mirasçısının malı ise (harcamayıp) geride bıraktığıdır!» buyurdu.Buhârî rivayet etmiştir