Dünya için Hadis
Fıkıh ve Fıkıh Usûlü

İbadet Fıkhı

231 hadis

231 hadis

Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Sadaka vermek maldan bir şey eksiltmez. Allah hoşgörülü olan kulunun ancak izzetini artırır. Her kim Allah için tevazu gösterirse, Allah da onu yüceltir.»Müslim rivayet etmiştir
Abdullah b. Selâm -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- Medine'ye geldiğinde insanlar ona doğru büyük bir heyecanla koştular. Allah'ın Rasulü geldi, Allah'ın Rasulü geldi, Allah'ın Rasulü geldi diye bunu üç kez tekrarladılar. Ben de insanların arasında gidip görmek istedim. Yüzünü görünce anladım ki, bu yüz bir yalancının yüzü olamaz. O anda duyduğum ilk söz şu oldu: «Ey insanlar! Selamı yayın, yemek yedirin, akrabalık bağlarını gözetin ve insanlar uyurken gece namazı kılın ki, selametle cennete giresiniz.»Tirmizî, İbn Mâce ve Ahmed rivayet etmiştir
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Allah Teâlâ şöyle buyurdu: Ey âdemoğlu! Sen infak et ki, ben de sana infak edeyim.»Muttefekun aleyh
Said İbn Ebi Burde İbn Ebi Musa el-Eş'arı'den, o babasından, o dedesinden, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Her Müslümanın sadaka vermesi gerekir." diye buyurunca (Sahabeden birisi), peki yapamazsa? diye sordu, O da "eliyle çalışır ve (elde ettiğinden) hem faydalanır, hem de sadaka verir." diye cevap verdi. (Sahabe) Tekrardan (bunu da) yapamazsa, diye sorunca; "İhtiyaç sahibi çaresiz kimseye yardım eder." buyurdu. Tekrardan (bunu da) yapamazsa, diye sorunca; "İyiliği emreder." buyurdu. (Bunu da) yapamazsa, dediğinde; "Kötülük yapmaktan uzak durur. İşte bu da onun için sadakadır.". SAHİH-İ BUHARİ, 6022
Ebu Hureyre -radıyallahu anh-’dan merfû olarak rivayet olunduğuna göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «İmam âmîn deyince siz de âmîn deyin. Zira her kimin âmîn deyişi, meleklerin âmîn dediğine tevafuk ederse o kimsenin geçmiş günahları affolunur.»Muttefekun Aleyh
Âişe –radıyallahu anha-’dan nakledildiğine göre; kendisi bir kadın ile otururken Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem- geldi. Ona , ‘’Bu kadın kimdir? ‘’ diye sordu. Âişe –radıyallahu anha-,’’Filan kadın’’ dedi ve onun çok namaz kıldığını anlatmaya başladı. Bunun üzerine Allah Rasûlü şöyle buyurdu: "Gücünüzün yettiği kadarını yapın, bu size yeter. Allah’a yemin ederim ki siz bıkmadıkça Allah bıkmaz. O'nun en sevdiği ibadet, kişinin devamlı olarak yaptığı ibadettir."Muttefekun Aleyh
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'tan merfu olarak rivayet edildiğine göre:''Ameller Pazartesi ve Perşembe günü Allah'a sunulur.Ve ben amelimin oruçlu olduğum zaman arz olunmasını isterim.''Başka bir rivayette:''Cennet'in kapıları Pazartesi ve Perşembe günleri açılır.Allah'a ortak koşmayan her kulun günahı bağışlanır.Yalnız birbirine kırgın ve dargın olanları bağışlamaz, barışıncaya kadar onların kendi kendilerine bırakın.Barışıncaya kadar onların kendi kendilerine bırakın.Başka bir rivayette:''''Cennet'in kapıları pazartesi ve perşembe günleri açılır.Allah Teâlâ kendisine ortak koşmayan her kişinin günahı bağışlanır.Yalnız birbirine kırgın ve dargın olanları bağışlamaz, barışıncaya kadar onların kendi kendilerine bırakın buyurur.''Tirmizî rivayet etmiştir - Müslim rivayet etmiştir
Âişe -radıyallahu anhuâ-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- rükûsunda ve secdesinde şöyle söylüyordu:''Subbûh, Kuddûs, meleklerin ve Cebrâil'in Rabbi olan (Allah).''Müslim rivayet etmiştir
Ebu Hureyre –radıyallahu anh-’dan merfû olarak rivayet edildiğine göre: «İmam ancak kendisine uyulsun diye imamdır. Bu sebeple o tekbir alınca siz de tekbir alınız. Rükûa varınca, siz de rükû yapınız. "Semiallahu li men hamideh" derse, siz de "Rabbena leke’l-hamd" deyiniz. O secde ederse siz de secde edin. O oturarak namaz kılarsa, siz de birlikte oturarak namaz kılın.»Muttefekun Aleyh
Amr b. el-Âs -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: "Bizim orucumuzla Ehl-i Kitab'ın orucu arasındaki fark sahur yemeğidir.Müslim rivayet etmiştir
İbn Abbas -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Rasûllullah -sallallahu aleyhi ve sellem- insanların en cömerdi idi. Onun en cömert olduğu anlar da Ramazan'da Cebrâil'in, kendisi ile buluştuğu zamanlardı. Cebrâil aleyhisselâm, Ramazan'ın her gecesinde Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ile buluşur, (karşılıklı) Kur'an okurlardı. Bundan dolayı Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Cebrâil ile buluştuğunda, esmek için engel tanımayan bereketli rüzgârdan daha cömert davranırdı.Muttefekun aleyh
Enes b. Mâlik -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir:"Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- akşam namazını kılmazdan önce birkaç tane taze (yaş) hurma ile orucunu açardı (iftar ederdi). Eğer taze (yaş) hurma yoksa, birkaç kuru hurma ile orucunu açardı (iftar ederdi). Birkaç kuru hurma da yoksa, birkaç yudum su yudumlardı.Tirmizî rivayet etmiştir - Ebû Dâvûd rivayet etmiştir - Ahmed rivayet etmiştir
Âişe -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre:"Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- yılın hiçbir ayında Şaban ayında tuttuğu kadar çok oruç tutmazdı.Şüphesiz ki o Şaban ayının hepsini oruç tutardı.Başka bir rivayette:''Şaban ayında az oruç tutardı.Muttefekun Aleyh
Ebû Züheyr Umâre b. Rueybe -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Güneş doğmadan ve batmadan önce namaz kılan bir kimse Cehennem'e girmeyecektir.»Müslim rivayet etmiştir
Abdullah b. Abbâs -radıyallahu anhumâ-'dan rivayet edildiğine göre -Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:''Eğer önümüzdeki seneye (sağ) kalırsam, mutlaka dokuzuncu gününde de oruç tutacağım.''Müslim rivayet etmiştir
Osman -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in şöyle söylediğini işittim: «Farz bir namaz vaktine yetişip de onun için güzel bir şekilde abdest alan, huşu ve rükuunu güzel bir şekilde yerine getiren Müslüman her bir kimse için mutlaka kıldığı o namaz kendisinden önceki günahlar için -büyük bir günah işlenmemiş olduğu sürece- kefaret olur ve bu her zaman geçerlidir.»Müslim rivayet etmiştir
İbn Abbâs -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Bu günlerde yapılan salih amelin Allah Teâlâ'ya daha sevimli olduğu bu on günden (Zilhicce'nin ilk on gününden) başka gün yoktur." Allah uğrunda yapılacak cihat da mı üstün değildir, Ya Rasûlallah? dediler. «(Evet) Allah yolunda yapılacak cihat da. Ancak malını ve canını tehlikeye atarak cihada çıkan, şehit olup dönmeyen kimsenin cihadı başka. (O, bundan üstündür), " buyurdu.»Buhârî ve Ebû Dâvûd rivayet etmiştir ve hadisin lafzı Ebû Dâvûd'a aittir
Ka'b b. Ucra -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Peş peşe söylenen bazı kelimeler vardır ki onları her farz namazın ardında söyleyen -ya da yapan- asla zarar etmez. Bunlar da, otuz üç defa tesbih (Subhânallah), otuz üç defa tahmîd (Elhamdülillah), otuz dört defa tekbir (Allahu Ekber) zikirlerini söylemektir.»Müslim rivayet etmiştir
Bureyde b. Huseyb -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: «İkindi namazını erken kılınız. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: « İkindi namazını terk eden kimsenin ameli batıl olur.»Buhârî rivayet etmiştir
Osman b. Affân -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Kim abdest alır ve bunu güzelce yaparsa, günahları bedeninden tırnak diplerine varıncaya kadar akıp çıkar.»Müslim rivayet etmiştir
Zeyd b. Hâlid el-Cühenî radıyallahu anh-’dan rivayet edildiğine göre, bize aktarıldığına göre Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: “Kim bir oruçluyu iftar ettirirse oruçlunun sevabı kadar sevap kazanır. Oruçlunun sevabından da hiçbir şey eksilmez.”İbn Mâce rivayet etmiştir - Tirmizî rivayet etmiştir - Nesâî rivayet etmiştir - Ahmed rivayet etmiştir - Dârimî rivayet etmiştir
Sad b. Ebî Vakkas -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Kim müezzini işittiğinde: "Ben, Allah'tan başka hak ilah olmadığına şahitlik ederim. O, tektir ve ortağı yoktur. Muhammed, O'nun kulu ve Rasûlüdür. Rab olarak Allah'ı, Rasûl olarak Muhammed'i ve din olarak İslâm'ı kabul ettim (razı oldum)" derse günahları bağışlanır.»Müslim rivayet etmiştir
Ebu Hureyre -radıyallahu anh- merfu olarak rivayet ediyor: «Cihad etmeden, içinde cihad etme arzu ve niyeti de taşımadan ölen kimse, münafıklıktan bir şube üzere ölmüş olur.»Müslim rivayet etmiştir
Adiy b. Hâtim -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Sizden herkese Rabbi, aralarında bir tercüman olmaksızın, doğrudan doğruya hitap edecektir. Kişi o zaman sağına bakar, hayatta iken gönderdiği (hayırlı) amellerden başka bir şey göremez. Soluna bakar, orada da hayatta iken işlediği (kötü) amellerden başka bir şey göremez. Önüne bakar, karşısında (kendini beklemekte olan) ateşi görür. O halde artık bir hurmanın yarısı ile de olsa, kendinizi Cehennem ateşinden koruyun.»Muttefekun aleyh